Ana Sayfa Arama
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Yapay zekada yeni pazarlama tuzağı: Şirketlerin “AI Washing” oyunu büyüyor

Yapay zeka teknolojilerinin hızla yaygınlaşması, şirketlerin bu alandaki iddialarını da daha görünür hale getirdi. Ürün ya da hizmetlerinde yapay zekayı gerçekte olduğundan daha kapsamlı, daha gelişmiş veya daha etkili gösteren şirketlerin bu yöntemi “AI Washing” olarak adlandırılıyor.

Yapay zeka teknolojilerinin hızla yaygınlaşması, şirketlerin bu alandaki iddialarını da

Yapay zeka kullanımının son yıllarda hızla artması, şirketlerin teknolojiye ilişkin beyanlarının daha dikkatli incelenmesine neden oluyor. Bazı şirketler ürün ya da hizmetlerinde yapay zeka kullanımlarını gerçekte olduğundan daha ileri seviyede gösterirken, bu durum teknoloji dünyasında “AI Washing” kavramıyla tanımlanıyor.

Bu kavram, çevre alanında kullanılan “greenwashing” terimine benzer şekilde değerlendiriliyor. Nasıl ki bazı şirketler çevre dostu olmadıkları halde kendilerini daha sürdürülebilir gösteriyorsa, AI Washing’de de gerçekte sınırlı olan yapay zeka kullanımı pazarlama diliyle büyütülerek sunuluyor.

BASİT ALGORİTMALAR “YAPAY ZEKA” DİYE TANITILABİLİYOR

AI Washing tartışmalarının temelinde, şirketlerin teknolojik kabiliyetlerini olduğundan daha güçlü göstermesi yer alıyor. Bazı firmalar basit algoritmalar kullandıkları halde ürünlerini yapay zeka destekli olarak pazarlayabiliyor. Bazıları ise mevcut teknolojilerinin performansını abartarak henüz tam anlamıyla çalışmayan sistemleri hazır ve gelişmiş çözümler gibi sunabiliyor.

Bu durum yalnızca karmaşık teknoloji ürünlerinde değil, mevcut yazılımlara eklenen basit sohbet botlarında da görülebiliyor. Bazı şirketler, ürünlerine yalnızca konuşma özelliği bulunan bir araç ekleyerek sistemi “AI destekli” olarak tanıtıyor.

YATIRIM SUNUMLARINDA YAPAY ZEKA VURGUSU ARTIYOR

Yapay zekanın yatırım dünyasındaki etkisi de AI Washing tartışmalarını büyüten başlıklardan biri oldu. Teknoloji yatırımlarına odaklanan OpenOcean verilerine göre, 2022’de girişimlerin yalnızca yüzde 10’u sunumlarında yapay zekadan söz ederken, bu oran 2023’te yüzde 25’in üzerine çıktı. Bu yıl ise söz konusu oranın üçte bir seviyesini aşmasının beklendiği ifade ediliyor.

AI Washing eğiliminin yeni olmadığına işaret eden araştırmalar da bulunuyor. MMC Ventures tarafından 2019’da yayımlanan çalışmada, kendisini “yapay zeka girişimi” olarak tanıtan şirketlerin yüzde 40’ının gerçekte kayda değer bir yapay zeka kullanmadığı tespit edildi.

YAPAY ZEKANIN NET TANIMI OLMAMASI TARTIŞMAYI BÜYÜTÜYOR

Yapay zekaya ilişkin ortak ve net bir tanım bulunmaması, şirketlerin bu kavramı geniş biçimde kullanmasına zemin hazırlıyor. BBC’nin 27 Haziran 2024 tarihli haberinde görüşlerine yer verilen KPMG’de yeni teknoloji risklerinden sorumlu Douglas Dick, bu belirsizliğin yapay zeka manipülasyonunu daha da artırdığını belirtti.

Dick, farklı kişilere yapay zekanın ne olduğu sorulduğunda farklı yanıtlar alınacağını ifade ederek, terimin çok geniş ve gevşek biçimde kullanıldığını söyledi. Bu belirsizliğin AI Washing’in ortaya çıkmasına imkan verdiğini belirten Dick, işletmeler açısından teknoloji ve hizmetlere gereğinden fazla ödeme yapılması ya da yapay zekanın destek olması beklenen operasyonel hedeflere ulaşılamaması gibi sonuçlar doğabileceğine dikkat çekti.

TÜKETİCİ VE YATIRIMCI İÇİN GÜVEN SORUNU OLUŞTURUYOR

AI Washing’in etkileri yalnızca reklam ve pazarlama faaliyetleriyle sınırlı kalmıyor. Şirketler açısından beklentilerin karşılanamaması operasyonel sorunlara yol açabiliyor. Yatırımcılar açısından ise gerçekten yenilikçi girişimleri, yalnızca yapay zeka söylemini öne çıkaran şirketlerden ayırmak zorlaşabiliyor.

Tüketicilerde de benzer bir güven sorunu ortaya çıkıyor. Yapay zeka destekli olduğu söylenen bir ürünün beklenen performansı göstermemesi, kullanıcıların hem ilgili şirkete hem de yapay zeka teknolojilerine karşı güvenini zedeleyebiliyor.

DÜZENLEYİCİ KURUMLAR DA DEVREYE GİRİYOR

AI Washing iddiaları düzenleyici kurumların da gündemine girmiş durumda. ABD’de Securities and Exchange Commission, yapay zeka kullanımına ilişkin yanıltıcı beyanlarda bulunduğu gerekçesiyle iki yatırım danışmanlığı şirketini suçladı.

Bu adım, yapay zeka iddialarına yönelik denetimlerin önümüzdeki dönemde daha fazla artabileceğini gösteriyor. Uzmanlara göre şirketlerin ürünlerinde hangi yapay zeka teknolojisini, hangi kapsamda ve hangi sonuçlarla kullandığını daha açık biçimde ortaya koyması bekleniyor.

AMAZON’UN “JUST WALK OUT” SİSTEMİ TARTIŞMA YARATTI

AI Washing tartışmalarında en çok gündeme gelen örneklerden biri, Amazon’un “Just Walk Out” sistemi oldu. Amazon Fresh ve Amazon Go mağazalarında kullanılan sistem, müşterilerin ürünleri alıp kasaya uğramadan mağazadan çıkmasını sağlıyor.

Sensörler ve yazılımlar aracılığıyla müşterinin aldığı ürünlerin tespit edilmesi ve ücretin otomatik olarak tahsil edilmesi prensibine dayanan sistem, yapay zeka destekli olarak tanıtıldı. Ancak yıl içinde yayımlanan bazı haberlerde, sistemin tamamen yapay zekaya dayanmadığı, işlemlerin önemli bir kısmının Hindistan’da bulunan yaklaşık 1000 çalışan tarafından manuel olarak kontrol edildiği öne sürüldü. Bu kontrollerin işlemlerin yaklaşık dörtte üçünü kapsadığı iddia edildi.

Amazon ise bu iddiaların yanıltıcı olduğunu açıkladı. Şirket, Hindistan’daki çalışanların tüm mağazalardan gelen görüntüleri incelemediğini, yalnızca sistemin doğruluğunu artırmak amacıyla değerlendirme yaptığını belirtti. Amazon, bu uygulamanın yüksek doğruluk hedefleyen birçok yapay zeka sisteminde kullanılan insan denetimi süreçlerinden farklı olmadığını savundu.

FONLAMA REKABETİ ŞİRKETLERİ ABARTIYA İTEBİLİYOR

BBC’nin haberinde görüşlerine yer verilen OpenOcean ekibinden Sri Ayangar, fonlama rekabetinin ve en ileri teknolojiyi kullandığını gösterme isteğinin bazı şirketleri yapay zeka yeteneklerini abartmaya yönelttiğini belirtti.

Ayangar, bazı kurucuların sunumlarında yapay zekadan söz etmediklerinde dezavantajlı duruma düşeceklerine inandığını ifade etti. Ona göre, yapay zeka kabiliyeti bulunduğunu iddia eden şirketlerle somut yapay zeka odaklı sonuçlar ortaya koyan şirketler arasında önemli bir fark bulunuyor.

MMC Ventures ortağı Simın Menashy de en gelişmiş yapay zeka araçlarının artık birçok şirket tarafından standart yazılım fiyatlarına satın alınabildiğini belirtti. Menashy, bazı firmaların tüm sistemi yapay zeka üzerine kurmak yerine, yapay zeka içermeyen bir ürünün üzerine sohbet özelliği bulunan bir araç ekleyerek bunu AI çözümü gibi pazarladığını ifade etti.

İŞTEN ÇIKARMALARDA YAPAY ZEKA GEREKÇESİ TARTIŞILIYOR

AI Washing tartışmasının bir başka boyutu da iş gücü üzerindeki etkilerle ilgili. New York merkezli Fortune dergisinin 3 Mayıs tarihli haberine göre, OpenAI Üst Yöneticisi Sam Altman, şubatta Hindistan’daki bir teknoloji zirvesinde yaptığı açıklamada bazı şirketlerin yapay zekayı bahane ederek işten çıkarmalar yaptığını ve iş gücündeki azalmaları yanlış biçimde teknolojiye bağladığını söyledi.

Altman, yapay zeka nedeniyle bazı iş kayıpları yaşanmasını ve teknolojiyle birlikte yeni rollerin ortaya çıkmasını beklediğini belirtti. “Her teknoloji devriminde olduğu gibi yeni tür işler bulacağız. Ancak yapay zekanın işleri yapmasının gerçek etkisinin önümüzdeki birkaç yıl içinde hissedilmeye başlanacağını düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

RAPORLAR YAPAY ZEKANIN İSTİHDAMA ETKİSİNİ TARTIŞIYOR

2025 Dünya Ekonomik Forumu “Geleceğin İşleri Raporu”na göre, işverenlerin yaklaşık yüzde 40’ının yapay zeka nedeniyle ilerleyen dönemde personel azaltma yoluna gideceği tahmin ediliyor. Buna karşın Fortune haberinde, ChatGPT’nin piyasaya sürülmesinden Mart 2026’ya kadar yapay zekadan faydalanan işlerde çalışan kişiler açısından meslekteki değişim oranında veya işsizlik süresinde önemli bir fark görülmediği belirtildi.

Haberde, yapay zeka kaynaklı büyük çaplı bir iş gücü değişiminin henüz ortaya çıkmadığı vurgulandı. Yale Üniversitesinin Bütçe Laboratuvarı’nın yönetici direktörü ve kurucu ortağı Martha Gimbel de Fortune’a yaptığı değerlendirmede, yapay zekanın şu aşamada makroekonomik ölçekte belirgin bir etkisinin bulunmadığını ifade etti.

“KİTLESEL İŞ KAYBI” ANLATISI YATIRIM BASKISIYLA BESLENİYOR

Yapay zeka platformu WebAI’nin kurucusu David Stout, Fortune dergisine yaptığı değerlendirmede teknoloji girişimcilerinin yapay zekaya yapılan yoğun yatırımları haklı çıkarmak için baskı altında olduğunu söyledi.

Stout’a göre bu baskı, bazı şirketlerin yapay zekanın iş gücünü ve ekonomiyi köklü biçimde değiştireceğine dair güçlü anlatılar kurmasına neden oluyor. Bu nedenle kitlesel işçi yer değiştirmesi tahminleri, yalnızca teknolojik gelişmelerle değil, aynı zamanda yatırım beklentileriyle de şekilleniyor.

ŞİRKETLER REKABETTE GERİ KALMAMAK İÇİN BU SÖYLEME YÖNELİYOR

Yapay zeka alanında çalışmalar yapan yatırımcı Malik Olatunda Oduaye, AI Washing’in şirketlerin ürün veya hizmetlerini gerçekte olduğundan daha gelişmiş yapay zeka teknolojileri kullanıyormuş gibi pazarlaması anlamına geldiğini söyledi.

Oduaye, şirketlerin yatırım çekmek, piyasa değerlerini artırmak ve rekabette geri kalmamak için “AI destekli” söylemini yoğun biçimde kullandığını belirtti. Ona göre belirsiz pazarlama dili, algoritmalar ve veri setlerine ilişkin şeffaflık eksikliği ile abartılı otomasyon iddiaları AI Washing’in temel göstergeleri arasında yer alıyor.

YANILTICI YAPAY ZEKA İDDİALARI HUKUKİ RİSK DE DOĞURABİLİR

Oduaye, AI Washing’in tüketicilerde yapay zekaya karşı güvensizlik oluşturduğunu, yatırımcılar açısından ise finansal ve hukuki riskler doğurabileceğini söyledi. ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonunun yanıltıcı yapay zeka beyanlarına karşı şirketlere yaptırım uygulamaya başladığını hatırlattı.

Avrupa Birliği’nin yapay zeka için kapsamlı yasal çerçeve oluşturan “EU AI Act” düzenlemesinin de bu alandaki şeffaflığı artırmayı hedeflediğini belirten Oduaye, önümüzdeki dönemde şirketlerin yapay zeka iddialarında daha açık ve denetlenebilir bir dil kullanmasının önem kazanacağını ifade etti.