İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanık Muhammed Çağatay Kılıçarslan ile taraf avukatları katıldı. Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı, sanığın birden fazla suçtan cezalandırılmasını istedi.
Mütalaada Kılıçarslan’ın “kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs”, “cebir ve tehdit kullanmak suretiyle iş yeri dokunulmazlığını ihlal”, “silahla ve zincirleme şekilde tehdit”, “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek” ve “ısrarlı takip” suçlarından toplamda 20 yıl 2 aydan 42 yıl 3 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
SAVUNMA SIRASINDA GERGİNLİK YAŞANDI
Sanık Kılıçarslan, mütalaaya karşı savunma yaptığı sırada bazı ifadeler kullanınca duruşma savcısı araya girdi. Savcı, sanığa “Bakın, size bir şey söylemiyorum ama şahsıma yönelik bir şey konuşmayın.” dedi.
Kılıçarslan’ın “Musa Bey’i susturur musunuz, lütfen.” demesi üzerine kadın mahkeme başkanı da sanığa müdahale etti. Mahkeme başkanı, sanığın soruşturma savcısını, kovuşturma savcısını ve müştekinin arkadaşlarını uzun süredir eleştirdiğini belirterek mütalaaya karşı savunmasına odaklanmasını istedi.
SANIK SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ
Savunmasına devam eden Kılıçarslan, hataları için ceza verilmesini istediğini söyledi. Mütalaayla mahkemeye baskı kurulduğunu öne süren sanık, ailesinin mağdur olduğunu savundu.
Telefon şifresini müştekiyi ve kendisini korumak için vermediğini iddia eden Kılıçarslan, üzerine atılı suçlamaları kabul etmedi. Sanığın savunmasının ardından mahkeme heyeti kararını açıkladı.
11 YIL 8 AY HAPİS CEZASI VERİLDİ
Mahkeme heyeti, Muhammed Çağatay Kılıçarslan’ı “kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan 11 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırdı.
Sanık hakkında ayrıca “cebir ve tehdit kullanmak suretiyle iş yeri dokunulmazlığını ihlal”, “silahla ve zincirleme şekilde tehdit”, “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek” ve “ısrarlı takip” suçlarından toplam 3 yıl 4 ay hapis cezası verildi.
Mahkeme, bu suçlar bakımından ayrı ayrı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi. Heyet, sanığın tutukluluk halinin devamına da hükmetti.
İDDİANAMEDE İLİŞKİ VE AYRILIK SÜRECİ ANLATILMIŞTI
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde görevli hakim A.K’nin silahla yaralanmasına ilişkin sürece yer verilmişti. İddianamede, müşteki hakim A.K. ile sanık savcı Muhammed Çağatay Kılıçarslan arasında 2023 yılının ortalarında duygusal yakınlık başladığı, ilişkinin zamanla ilerlediği ancak bir süre sonra tarafların ayrıldığı belirtilmişti.
Dosyada, Kılıçarslan’ın bu ilişkinin ve yaşananların duyulmasının mesleki kariyerini ve sosyal hayatını olumsuz etkileyeceğini düşündüğü kaydedilmişti. Ayrıca sanığın, anne ve babasıyla müştekinin aynı sitede oturması nedeniyle ailesinin yanına gittiği zamanlarda müşteki ya da oğlundan gelebilecek olumsuz tepkilerden endişe ettiği ifade edilmişti.
TAYİN İÇİN BASKI YAPTIĞI ÖNE SÜRÜLDÜ
İddianamede, sanığın bu kaygılar nedeniyle müştekinin İstanbul’dan başka bir şehre tayin isteyerek taşınmasını tek çıkar yol olarak gördüğü aktarıldı. Kılıçarslan’ın müştekiyi giderek artan şekilde bu yönde zorlamaya başladığı belirtildi.
Sanığın zaman zaman müşteki A.K’nin adliyedeki çalışma odasına gittiği, çoğu zaman da telefonla arayarak ya da mesaj göndererek tehditlerde bulunduğu iddia edildi. İddianamede, silah fotoğrafları ve görselleri gönderilerek de tehditlerin sürdürüldüğü anlatıldı.
GİZLİ NUMARA VE BANKA DEKONTU İDDİASI
İddianamede, Kılıçarslan’ın müştekinin kendisini iletişim kanallarından engellemesine rağmen temas kurmayı sürdürdüğü öne sürüldü. Sanığın gizli numaralardan aradığı ve banka dekontlarının işlem açıklamalarına yazdığı ifadelerle tehditlerini devam ettirdiği kaydedildi.
Bu eylemler nedeniyle müşteki üzerinde ciddi huzursuzluk oluştuğu ve güvenliğinden endişe duymasına neden olunduğu belirtildi. Dosyada, bu sürecin “ısrarlı takip” suçlamasına dayanak oluşturduğu ifade edildi.
ADLİYEDEKİ ODAYA GİTTİĞİ BELİRTİLDİ
İddianamede olay günü olan 13 Ocak’a ilişkin ayrıntılar da yer aldı. Buna göre Kılıçarslan, telefonlarına cevap alamayınca müşteki A.K’yi son kez uyarmak amacıyla adliyedeki çalışma odasına gitti.
Aralarında tartışma yaşandığı, müştekinin sanıktan ısrarla odadan çıkmasını istemesine rağmen Kılıçarslan’ın odayı terk etmediği belirtildi. İddianamede, sanığın taşıdığı tabancayı çıkararak müştekinin yüzüne doğrulttuğu, ardından tekrar yerine koyduğu anlatıldı.
İKİNCİ ATIŞI TANIK ENGELLEDİ
Dosyada, odada tanık Yakup Karadağ’ın da bulunduğu sırada müştekinin yardım istediği belirtildi. Bunun üzerine sanığın silahını tekrar çıkardığı ve ateş ettiği kaydedildi.
İddianamede, Kılıçarslan’ın müştekiyi hayati vücut bölgesinden yaraladığı, hemen ardından yine vurma kastıyla ikinci kez ateş etmek istediği ancak tanığın etkili müdahalesi nedeniyle bu eylemin amacına ulaşamadığı ifade edildi.
Sanık hakkında hazırlanan iddianamede, “kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs”, “cebir ve tehdit kullanmak suretiyle iş yeri dokunulmazlığını ihlal”, “silahla ve zincirleme şekilde tehdit”, “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek” ve “ısrarlı takip” suçlarından 20 yıl 2 aydan 42 yıl 3 aya kadar hapis cezası istenmişti.

