Fikri Çalışkan’ın sanat yolculuğu, büyük bir atölyede ya da özel bir sergi alanında başlamadı. Emekli öğretmen, ilk olarak evinin bir bölümünde küçük bir düzenleme yapmak istedi. Su sesi eşliğinde oturup kahvesini içebileceği bir havuz tasarladı.
Bu küçük fikir, zamanla yeni çalışmaların kapısını açtı. Çevresinden gelenlerin “Bunları sadece sen görüyorsun” demesiyle birlikte eserlerini daha görünür hale getirmeye karar veren Çalışkan, evini ziyaretçilerin gezebildiği bir sanat alanına dönüştürdü.
GEÇMİŞ YAŞAM BİÇİMLERİNİ BUGÜNE TAŞIYOR
Çalışkan’ın eserlerinde yalnızca minyatür yapılar değil, geçmiş dönemlerin yaşam biçimleri de yer alıyor. Kırsal hayat, eski ev düzenleri, geleneksel mekanlar ve bölgenin kültürel hafızası, onun çalışmalarında küçük ayrıntılarla yeniden canlandırılıyor.
Emekli öğretmen, sanatını özellikle gençlere geçmişi anlatmanın bir yolu olarak görüyor. Teknolojiyle büyüyen yeni kuşağın eski yaşam tarzlarına ilgisiz kalabileceğini düşündüğünü belirten Çalışkan, çocukların ve gençlerin eserleri dikkatle incelemesinden memnuniyet duyuyor.
DOĞAL MALZEMELERLE TARİHİ MEKANLARI YAPIYOR
Kaya, taş, kum, çakıl ve yosun gibi doğadan topladığı malzemeleri kullanan Çalışkan, Türkiye’deki tarihi eserlerin ve mekanların minyatürlerini hazırlıyor. Darende Sanat Evi’nde sergilenen çalışmalar, hem bölgenin turistik değerlerini hem de geçmişin kültürel izlerini yansıtıyor.
Çalışkan’ın üretim anlayışında hazır malzemeden çok doğallık öne çıkıyor. Ona göre bir eserin ruhunu veren şey, kullanılan malzemenin gerçekliği ve geçmişle kurduğu bağ. Bu nedenle çevresinde bulduğu atık parçaları değerlendirmeyi özellikle tercih ediyor.
PASLI TELDEN, ÇİVİDEN VE ÇATALDAN ESER ÇIKARIYOR
Fikri Çalışkan için doğada ya da çevrede karşılaşılan her parça, doğru bakıldığında yeni bir eserin parçası olabiliyor. Paslanmış bir çivi, kullanılmayan bir tel, atılmış bir çatal ya da eski bir tabak onun elinde farklı bir anlam kazanıyor.
Çalışkan, sanat üretmek için pahalı malzemelere ihtiyaç olmadığını düşünüyor. Biraz istek ve sanat ruhu olduğunda doğada aranan birçok şeyin bulunabileceğini belirten emekli öğretmen, günlük hayatta gözden çıkarılan eşyaları yeniden kullanarak hem nostalji oluşturuyor hem de geri dönüşüm fikrine dikkat çekiyor.
DAĞLARDAN TOPLADIĞI ÇİÇEKLERİ DE KULLANIYOR
Darende’nin doğal yapısı da Çalışkan’ın eserlerine ilham veriyor. Dağları çok sevdiğini ve kendisini orada daha özgür hissettiğini söyleyen Çalışkan, doğada karşılaştığı bitkileri ve çiçekleri de çalışmalarına dahil ediyor.
Bahçelerde yetişmeyen, dağlarda kendiliğinden çıkan çiçekleri toplayan Çalışkan, bu çiçekleri renklerini koruyacak şekilde saklıyor. Daha sonra bu parçaları eserlerinde kullanarak çalışmalarına doğal bir dokunuş ekliyor.
“GENÇLERİN GEÇMİŞİ GÖRMESİ BENİ MUTLU EDİYOR”
Fikri Çalışkan, gençlerin geçmiş yaşam kültürünü görmesini önemsediğini belirtiyor. Ona göre bugünün çocukları tablet, telefon ve dijital dünyayla büyüyor ancak anne, baba ve dedelerinin nasıl yaşadığını görmeleri de en az teknoloji kadar değerli.
Çalışkan, gençlerin eserlerine ilgi göstermesinin kendisini mutlu ettiğini ifade ediyor. Kültürün unutulmaması için üretmeye devam ettiğini söyleyen sanatçı, bu çalışmaların yalnızca görsel bir uğraş değil, aynı zamanda hafızayı canlı tutma çabası olduğunu vurguluyor.
KAYNAKLARIN BİLİNÇSİZ KULLANILMASINA DİKKAT ÇEKİYOR
Çalışkan’ın eserlerinin merkezinde yalnızca sanat değil, çevre bilinci de bulunuyor. İnsanların suyu, havayı, toprağı ve doğal kaynakları bilinçsizce kullandığını belirten Çalışkan, gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakılması gerektiğini söylüyor.
Doğada bulunan atıkların büyük bölümünün yeniden değerlendirilebileceğine dikkat çeken Çalışkan, eserleriyle bu fikri görünür hale getiriyor. Ona göre atık olarak görülen birçok malzeme, doğru bakış açısıyla kültürel ve sanatsal bir değere dönüşebiliyor.
DARENDE SANAT EVİ ZİYARETÇİLERİN İLGİSİNİ ÇEKİYOR
Darende Sanat Evi, çevre illerden gelen ziyaretçiler ve tur kafileleri tarafından da ilgi görüyor. Ziyaretçiler, doğal ve atık malzemelerle hazırlanan minyatürleri inceleyerek hem geçmiş yaşam kültürünü hem de geri dönüşümün sanata dönüşmüş halini görme fırsatı buluyor.
Fikri Çalışkan ise bu ilginin kendisini yeni eserler üretmeye teşvik ettiğini söylüyor. Emekli öğretmenin evinde başlayan bu yolculuk, bugün Darende’de kültür, doğa ve sanatın buluştuğu özel bir ziyaret noktasına dönüşmüş durumda.









