Her yaz aynı dedikodu.
Çalıştığı kurumdaki yöneticiye bozuk olanlar ya da yöneticisinin gadrine uğrayanlar;
Maliye Bakanı Şimşek’in sırtına çöktüğü işverenler, işçiler, esnaflar;
Aldığı emekli maaşı ile geçinemeyenler,
Bürokraside bir kenara itilmiş, seleflerinin gazabına uğramışlar,
Memleketin dört bir yanında her yaz, her ne hikmetse de her temmuzda kabinenin değişim zamanının geldiğini fısıldamaya başlar. Bu temmuz da aynı hava var tabi.
İşin aslı şu ki, her yaz olduğu gibi bir tek kişi bilir gerçeği. Herkesin tahmin edebileceği o kişi kimdiri söylemeye gerek var mı? Yok sanırım. Peki siz bu ismin bugüne kadar yapacağı atamaların haftalar öncesinden basında, siyaset kulislerinde veya pazar yerlerinde bilinir olduğunu gördünüz mü hiç?
Ben görmedim, aksine önceden konuşulan isimlerin hakikatte şansları olsa bile günün sonunda kaybettiklerini gördüm. Bu nedenle de değişim dönemlerinde ismi öne çıkarılanların birçoğunun fazla akıllı rakiplerinin söylenti operasyonlarının kurbanı olduklarına inandım hep.
Siz siz olun kararı doğrudan alan O kişi açıklamadan kulağınıza gelen hiçbir söylentiye kanmayın.
Hatta kulağınıza gelen isimlerin kabineye veya genel müdürlüklere atanma ihtimaline özellikle inanmayın.
Çünkü kabinede veya kurum yönetimlerinde değişikliklerin olup olmayacağı bilinmese de düğmeye basıldığı takdirde olabilecek isimlere dair gayet iyi bildiğimiz bir gerçek var artık.
Ankara’daki irade bugüne kadar hiç şaşırtmadı. İsmi öne çıkan isimleri veya ismi öne fazla çıkarılanları hep hüsrana uğrattı.



YORUMLAR