ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ve Avrupa liderleriyle Beyaz Saray’da bir araya geldi. Alaska’da geçtiğimiz hafta Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le yaptığı tarihi zirvenin ardından düzenlenen bu toplantı, Ukrayna için “NATO’suz ama NATO benzeri” güvenlik garantilerini masaya yatırdı.
Avrupa ve Ukrayna’nın kırmızı çizgisi
Zirvede Ukrayna’nın NATO’ya tam üye olmadan da 5. madde benzeri bir koruma mekanizmasına sahip olabileceği değerlendirildi. Yani Ukrayna’ya saldırı olması halinde, ABD ve Avrupalı ülkelerin ortak şekilde yanıt vereceği bir güvenlik şemsiyesi gündeme geldi. Ancak bu sistemin nasıl işleyeceği konusunda netlik bulunmuyor.
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, İtalya ve Finlandiya liderleri de toplantıya katıldı. Starmer, bir ateşkes sonrası Ukrayna’da konuşlanacak “istekliler koalisyonu”ndan söz etti. Bu güç için üç farklı model tartışılıyor:
Barış gücü: On binlerce askerden oluşacak, caydırıcılığı yüksek bir birlik.
Tripwire kuvveti: Çok daha küçük ama “Avrupalı askerlerin ölmesi riski” üzerinden Rusya’yı caydırmaya çalışan bir birlik.
Gözlemci misyonu: Yüzler seviyesinde askerle sahadaki hareketliliği raporlayan sembolik bir güç.
Trump ise bu planlara Amerikan askeri göndermeyi dahil etmedi, sadece “hava desteğinin bir seçenek olabileceğini” belirtti.

Trump–Putin hattı
Trump, zirveden hemen sonra Putin’i aradığını ve önümüzdeki haftalarda bir Putin–Zelenskiy görüşmesi için hazırlıklara başladığını açıkladı. Olası zirve için Macaristan’ın başkenti Budapeşte’nin öne çıktığı iddia ediliyor. ABD basınına göre Trump, ayrıca Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ı arayarak Ukrayna’nın AB üyeliğine dair tavrını değiştirmesi için ikna etmeye çalıştı.
Fox News’e konuşan Trump, “Umarım Putin makul olur, olmazsa süreç zorlaşır” dedi. Ukrayna’nın NATO’ya katılmaması gerektiğini savunan Trump, “Ukrayna çok fazla toprak alacak, Avrupa ile Rusya arasında bir tampon olacak” ifadesini kullandı.
Avrupa’dan net mesaj: NATO 5. maddesi benzeri güvenlik mekanizması
AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, zirvenin ardından yaptığı açıklamada, “Şimdi ABD’nin de dahil olacağı, NATO’nun 5. maddesine benzer güçlü bir güvenlik mekanizması oluşturma zamanı” dedi. AB, Ukrayna’yı Avrupa’nın ilk savunma hattı olarak tanımlarken, hem askeri hem de ekonomik desteğin artırılacağı mesajını verdi. Ayrıca Ukrayna’nın AB üyeliği sürecinin hızlandırılmasının önemine dikkat çekildi.

Moskova’dan tepki: “Rusya’nın güvenlik çıkarlarına saygı gösterilmeli”
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise Alaska zirvesinin ardından yaptığı açıklamada, “ABD ekibi krizi çözmek için daha derin bir yaklaşım benimsedi” derken, Avrupalı liderleri eleştirdi. Lavrov, “Rusya’nın güvenlik çıkarlarına saygı gösterilmeden uzun vadeli anlaşmalardan söz edilemez” ifadelerini kullandı.
Moskova yönetimi, Ukrayna’ya Batı’nın güvenlik garantileri kapsamında asker konuşlandırılmasına kesin şekilde karşı çıkıyor.

Belirsizlik sürüyor
Her ne kadar Beyaz Saray’daki zirve umut verici bir atmosferde geçmiş olsa da tarafların kırmızı çizgileri arasındaki uçurum kapanmış değil. Avrupa ve Ukrayna için ateşkes şart iken, Trump hâlâ bu gerekliliğe sıcak bakmıyor. Putin’in talepleri de maksimalist olmaya devam ediyor.
Önümüzdeki haftalarda Budapeşte’de yapılması planlanan olası zirve, savaşın gidişatı ve olası barış senaryoları açısından kritik bir dönüm noktası olabilir. Ancak sürecin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı, hem Washington’un somut adımlarına hem de Moskova’nın gerçek niyetine bağlı olacak.

