Ana Sayfa Arama
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Milyar dolarlık soru: Hamaney nerede?

ABD ve İsrail saldırıları sonrası gözler İran lideri Ali Hamaney’e çevrildi. Peki savaşın seyrini belirleyebilecek kritik isim şu anda nerede?

ABD ve İsrail saldırıları sonrası gözler İran lideri Ali Hamaney’e

ABD ve İsrail İran’a saldırı başlattı başlatalı en çok merak edilen konulardan biri Ali Hamaney’in nerede olduğu. Çünkü Hamaney’in varlığı doğrudan savaşın sonucunu belirleyecek kadar büyük önem arz ediyor.
İran’da rejim demek aslında büyük ölçüde Yüksek Lider Ali Hamaney demek. Ülkemiz medyasında Ali Hamaney’in bulunduğu makam çoğu ‘Dini Lider’ olarak ifade edilse de bu aslında yanlış değil ama yetersiz bir tanımlama.
87 yaşındaki Hamaney, selefi Humeyni’nin vefatından sonra iktidara geçti. Tam 37 yıldır İran’ı yönetiyor. Ülkedeki tüm önemli pozisyonlar, kararlar doğrudan Ali Hamaney ve yakın çevresi tarafından belirleniyor. Hamaney’in sistem içindeki yerinin ne kadar güçlü olduğunun daha rahat anlaşılması için şöyle bir örnek verelim. Hamaney’in görevden alınması veya yerine geçecek ismi belirleyen konseyin üyeleri de dolaylı yoldan yine Hamaney tarafından belirleniyor. Yani bırakın Cumhurbaşkanı’nı, bakanları veya ordu komutanlarını kendisinin yerine geçecek ismi seçebilecek kadar güçlü bir pozisyonda Hamaney. Dini Lider olduğu da başka bir gerçek tabi. Büyük Ayetullah ünvanıyla Şiilik’te velayeti fakih kabul edilen en yüksek konumda bulunuyor.

Hal böyle olunca İran’daki tüm kurumların da Hamaney’e ve çevresine bağlı oluyor. Çevresinde de ülkedeki her şeyi yönetmesine yardımcı olan dar bir siyasi elit halkası var elbette. Yoksa bu yaştaki bir liderin başka türlü 90 milyonluk bir ülkeyi yönetmesi beklenemez.
Hamaney etnik olarak Azeri. İran toplumunun oldukça renkli bir yapısı var. Azeriler ülkenin yaklaşık yüzde 20’sini oluşturuyor. Yani ülkenin en büyük azınlığı konumundalar. Son yıllarda milliyetçi seküler duygular yükselişte olsa da Azerilerin büyük bölümünün rejime Şiilik bağı üzerinden bağlı olduklarını söylemek yanlış olmaz. İran rejimi Azerilerde etnik bir milliyetçi duygunun gelişmini önlemek için gerekli tüm ayarları çekiyor. Bunun bir diğer örneği yine bir Azeri olan Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’a geçtiğimiz yıl Cumhurbaşkanlığı koltuğunun verilmesiydi. İran’da Cumhurbaşkanı seçimle belirlense de rejimin istemediği bir ismin Cumhurbaşkanı olmasına Hamaney tarafından izin verilmeyeceği su götürmez bir realite olarak biliniyor. Rejim Pezeşkiyan’ı Cumhurbaşkanı yaparak Azerilerdeki milliyetçi ve seküler dalgayı kısmen de olsa riskli seviyenin altına çekebildi mi bilinmez tabi.

Konu biraz dağıldı ama başlıktaki sorunun cevabının öneminin anlaşılması bakımından oldukça önemli. İran’ın nükleer programı bir tehlike gibi gösterilse de İsrail ve arkasındaki ABD öncülüğündeki Batı İttifakı açısından esas hedef rejimdir. Rejimin değişmesi de Hamaney’in bir şekilde saf dışı bırakılmasına bağlı. İşte bu nedenledir ki İsrail daha operasyonun beşinci saatinde Hamaney’in peşinde olduğunu ve bu amaçla operasyonlar yapıldığını duyurdu. İsrail’in bu duyuruyu yapması iletişim stratejisi açısından hata olarak görülse de kazın ayağı öyle değil. ABD ve İsrail, bu stratejik mesaj ile, hedeflerinin sadece uranyum zenginleştirme faaliyetlerini yok etmek veya balistik füze kapasitesini ortadan kaldırmak olmadığını, doğrudan rejimi değiştirmeyi amaçladıklarını birilerine kanıtlamaya çalışıyor. Mesajın iki hedef alıcısı bulunuyor. Birincisi İranlı muhalifler. Zira İranlı muhalifler Suriye’de ve Venezüela’da olanlardan sonra ABD’ye güvenerek rejime isyan bayrağı açmanın rasyonelliğinde eskiden olduğu gibi emin değiller. Bu açıklamalar ile İranlı muhaliflere merak etmeyin İran’a Suriye ve Venezüela gibi bakmıyoruz, rejimi makyaj yapsa da kabullenmeyeceğiz mesajı gönderiliyor. Mesajın diğer alıcısı ise doğrudan İran rejimi olabilir. Zira müzakereler tümüyle sona ermedi. Tarafların önümüzdeki hafta İsviçre’de tekrar bir araya gelecekleri konuşuluyor. ABD ve İsrail, İkinci İmamı ve rejimi doğrudan tehdit ederek masadan istediği sonucu almayı da hedefliyor. Anlayacağınız ABD artı İsrail ikilisi, verdikleri mesaj ile bir taş attılar. Rejim veya muhalifler. İki kuştan hangisine değerse değsin savaşın kazananı evvela ABD ve İsrail olacak. Taş sekerse o zaman da işler değişir tabi.