Ana Sayfa Arama
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Seri katil, filmin sonunda kahraman olabilir mi?!!!

Seri katil, filmin sonunda kahraman olabilir mi?!!! Yazıma hayret dolu

Seri katil, filmin sonunda kahraman olabilir mi?!!!

Yazıma hayret dolu bu soru işaretleriyle başlamama neden olan gelişme dün yaşandı.

Ne mi oldu?

ABD Başkanı Trump, Rusya lideri Putin ile telefonda konuştuğunu duyurdu.

Görüşme sonrası yaptığı yazılı açıklama ile Ukrayna konusunda savaşı durdurmak için muhatabı Putin ile anlaşmaya vardıklarını açıkladı.

Trump, Rusya Ukrayna savaşının sona erdirmek istemesinin ana amacının ise ölümleri durdurmak olduğunu iddia etti.

Ne kadar ulvi ve kahramanca bir amaç değil mi?

Ve her zaman olduğu gibi, hem halefi hem de selefi olan Biden’ı suçladı. Kendisinin Başkanlığı sürdürmüş olması halinde 22 Şubat 2022’de Rusya’nın Ukrayna’yı doğrudan işgaliyle gelişen sürecin asla yaşanmamış olacağını söyledi.

Trump şimdi kendisini barış güvercini olarak sunuyor, ama işin aslı gerçekten de öyle mi?

Burada esas irdelenmesi gereken husus, Trump’ın Rusya-Avrupa ilişkilerine ve Rusya’ya geçmişten bugüne nasıl baktığıdır.

Meseleyi dikkatle takip edenler hatırlayacaktır.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgaliyle sonuçlanan Moskova-Washington geriliminde ilk tahriki yapan Trump’tı. İlk başkanlık döneminde Rusya’nın Kuzey Akım 2 projesinin tamamlanması halinde Avrupa’nın enerjide Rusya’ya tam bağımlı hale geleceği iddiasıyla buna karşı çıkıyordu.

ABD artık bir bir kayagazı ihracatçısı haline geldiği için en büyük müşterisi Avrupa’yı Rusya’ya temelli kaptırmak istemiyordu.

Boru hatlarıyla enerji sevkiyatı yapan ve Avrupa pazarına kendisinden çok daha yakın olan Rusya ile fiyat konusunda rekabet etmesi imkansızdı.

Dolayısıyla geriye yapabileceği tek şey kalıyordu. Avrupa’nın Rusya’dan doğalgaz almasını bir şekilde engellemeliydi. Zaten bunu farklı şekillerde de olsa açıkça söylüyordu.

Bunun için Avrupa Birliği’ni, bilhassa Almanya’yı açıkça tehdit ediyor ve Kuzey Akım 2’den vazgeçilmesini istiyordu.

Tehditler işe yaramayınca 2019 yılında projenin tamamlanmasını önlemek için Rusya’daki pek çok şirkete yaptırım kararı aldı.

Devlette devamlılık o zaman da esastı tabii.

Biden da bu gerçeğe ayak uydurdu. 2020’de Trump’ın koltuğuna oturunca Rusya’nın ve Avrupa’nın üzerine baskı kurma stratejisini sürdürdü.

Kapalı kapılar ardında esas düşman olarak Çin ile arasına mesafe koyması istenen, aksi takdirde enerjide Avrupa pazarını kaybetmekle tehdit edilen Rusya da bu baskıya ,Ukrayna’yı Şubat 2022’de işgal ederek karşılık verdi.

Günün sonunda Kuzey Akım 2’de Ukrayna- Rusya savaşının gümbürtüsüne kurban gitti. 2022 Eylül ayında düzenlenen bir sabotajla Baltık Denizi geçişinde Kuzey Akım 2 boru hattı adeta yok edildi.

Saldırı sofistike idi, hasar büyüktü.

Rusya saldırıdan ABD’yi sorumlu tuttu.

Gerçekten de tüm deliller ABD’yi işaret ediyordu, ama doğal olarak kimse suçlunun ABD olduğu gerçeğini ortaya çıkaramadı.

Almanya bir ara kızgınlıkla söyleyecek gibi oldu ama yine de gerçeği ifşa edemedi.

Anlayacağınız, Rusya Ukrayna’yı işgal ederek ABD’ye misillemesini yaptı, enerji pazarındaki kaybının karşılığını toprak gasp ederek aldı.

Trump da Avrupa için hayati önemde olan Kuzey Akım 2’yi sabote edip ABD’ye mecbur ederek muradına erdi. Zira Kuzey Akım 2’nin bitmesi, Avrupa’nın enerjide artık Rusya’ya bağımlı olmaktan çıkıp doğrudan ABD’ye bağımlı hale gelmesine neden oldu.

Şimdi sezon finali çekilen bu dizinin esas kaybedenlerinin ise ucuz enerji imkanı elden giden Avrupa, parçalanan Ukrayna ve ölen yüz binlerce masum insan olacağı anlaşılıyor.

Tüm kan, işgal ve gözyaşının baş müsebbibi de sırf başlattığı şeyi artık bitirme zamanı geldiğini söylediği için, dünyayı kendisinin bir barış güvercini olduğuna inandırabileceğini sanıyor.

 

Konuk yazar: Anadolu Ajansı Dış Politika Analisti Özcan TİKİT