Bir vakıf yöneticisi tarafından istismar edildiğini ileri süren ve bu kapsamda yürüyen dava sürecinde adalet talebiyle nöbet tutan Fatma Nur Çelik ile kızı H.İ.Ş.’nin cansız bedenleri dün gece Zeytinburnu sahilinde bulundu. Çelik’in bir süredir söz konusu davada sanığın ceza alması için İstanbul Kartal’daki Anadolu Adliyesi önünde beklediği biliniyordu.
DERNEKTEN SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMI
Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı duyuruda, davalarını üstlendikleri Fatma Nur Çelik ve kızı H.İ.Ş.’nin ölüm haberini üzüntüyle öğrendiklerini açıkladı. Paylaşımda, istismara karşı yürütülen mücadeleye vurgu yapılarak yaşanan kaybın derin üzüntü yarattığı ifade edildi.

Açıklamada ayrıca, olayın takipçisi olunacağı ve sürecin sonuna kadar sürdürüleceği belirtildi.
BAKANLIKTAN RESMİ AÇIKLAMA
Anne ve kızının yaşamını yitirdiğine ilişkin haberler üzerine Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı da yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, öz babasının istismarına uğradığı iddia edilen çocuk hakkında İstanbul Anadolu 2. Çocuk Mahkemesi kararıyla sağlık ve danışmanlık tedbiri uygulandığı bildirildi.
Bakanlık açıklamasında, çocuğun sağlık kontrollerinin düzenli yapılmadığının tespit edilmesi üzerine tedavi sürecinin aksamaması için gerekli çalışmaların yürütüldüğü ancak annenin yönlendirmelere olumlu yanıt vermediği ifade edildi. 13 Şubat’ta çocuğun özel bir vakıf hastanesine yatırıldığı bilgisinin alındığı ve sürecin takip edildiği aktarıldı.

Sağlık kurulu raporunda yatılı psikiyatrik tedavinin gerekli olabileceğinin belirtildiği kaydedilen açıklamada, annenin önerilen sevk ve tedavileri kabul etmediğinin uzmanlarca bildirildiği yer aldı. Çocuğun sağlık durumunun risk altında olduğu gerekçesiyle 2 Mart tarihinde acil koruma kararı çıkarıldığı ve konunun adli makamlara iletildiği ifade edildi. Aynı gün adrese gidildiği ancak kimseye ulaşılamadığı, akşam saatlerinde gelen ihbar üzerine anne ve çocuğun hayatını kaybettiği bilgisinin alındığı bildirildi.
Bakanlık açıklamasında, sürecin adli makamlarca soruşturulduğu belirtilirken, bazı medya organları ve sivil toplum kuruluşlarının yürütülen çalışmaları “anne ile çocuğu ayırma çabası” şeklinde yansıtmasının gerçeği yansıtmadığı savunuldu.
SÜREÇ NASIL BAŞLAMIŞTI?
Fatma Nur Çelik, yıllar önce çocuk yaşta bir vakıf yöneticisi tarafından istismara uğradığını, daha sonra bu kişiyle evlendiğini ve kızı H.İ.Ş.’nin de küçük yaşlardan itibaren istismara maruz kaldığını öne sürmüştü. Açılan dava sürerken Çelik, Anadolu Adliyesi önünde adalet talebiyle nöbet tutuyor ve kamuoyundan destek istiyordu.

