Ana Sayfa Arama
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Anne ve 3 çocuğunun hayatını kaybettiği yangında 35 kişi kurtarıldı

Diyarbakır’ın Fırat Mahallesi 564’üncü Sokak’taki bir sitede yer alan 13

Diyarbakır’ın Fırat Mahallesi 564’üncü Sokak’taki bir sitede yer alan 13 katlı apartmanda dün akşam saatlerinde yangın çıktı. Elektrik şaft boşluğundan kaynaklandığı düşünülen yangında, merdiven boşlukları hızla dumanla doldu. Bina sakinleri, itfaiyenin sepetli aracı ve yakınlardaki bir nakliye firmasına ait eşya taşıma asansörüyle tahliye edildi. Dumandan etkilenenlere olay yerindeki ambulanslarda ilk müdahale yapıldı.

Yangında, 17 kişi ambulanslarla hastaneye götürüldü. Hastaneye kaldırılan yaralılardan Bircan Çavdar ile çocukları Yunus Emre (12), Zeynep (4) ve Elif Çavdar (4) tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Hayatını kaybeden anne ve üç çocuğunun cenazeleri, Adli Tıp’taki işlemler sonrası baba Süleyman Çavdar ve akrabalarına teslim edildi. Cenazeler, sabah saatlerinde Bağlar ilçesindeki Yeniköy Asri Mezarlığı’nda kılınan cenaze namazı sonrası gözyaşları içinde yan yana defnedildi.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili olarak bir başsavcı vekilinin koordinesinde iki Cumhuriyet savcısını görevlendirerek soruşturma başlattı.

“Olay yerine gittiğimizde adeta bir can pazarı vardı”

Nakliyeci Emrullah Eligün, eşya taşıma asansörüyle 30’dan fazla kişiyi kurtardı. Eligün, olaydan haberdar olur olmaz hızla yangının çıktığı apartmana ulaştığını belirterek, “Marketten alışveriş yapıyordum, bir akrabam olan Tuncay aradı ve acilen asansörü getirmemi söyledi. Dayımların evinde yangın çıkmış, insanları kurtarmak gerekiyormuş. Alışverişimi yakındaki bir mobilyacıya bıraktım ve hızla aracıma koştum. Tuncay da yanıma geldi. Ara sokaklardan geçip olay yerine vardık. Normalde bu tür olaylarda izin verilmeyebilir diye düşündüm. Ama oraya ulaştığımızda büyük bir can pazarı yaşanıyordu. Anlatmak bile güç. Hayatımda daha önce hiç böyle bir durum görmedim, insanlar çaresiz bir şekilde bekliyordu. Yangın her yeri sarmıştı, herkes balkonlarda yardım bekliyordu. İtfaiye sol cephedeki insanları tahliye ediyordu. Ben ise sağ cephedeki daireleri boşalttım, sonra arka cepheye geçip oradaki insanları indirdim. Diğer cepheye de gidip tahliye işini sürdürdüm. Yaşlı teyzelerden çocuklara, kadınlara kadar çok sayıda kişiyi aşağı indirdik. O anlarda tam olarak ne başardığımın farkında bile değildim. Asansörümü gören tanıdıklarım ve yakınlarım beni arayıp teşekkür ettiler. Daha önce böyle bir olay başıma gelmemişti. Sadece deprem sırasında buna benzer bir karmaşa yaşamıştık ama bu bambaşka bir şeydi. O zaman insanlar eşyalarını kurtarmak için tartışıyordu, burada ise herkes sevdiklerini kurtarmaya çalışıyordu. İnsanlar ağlıyordu, çaresizliğe kapılmışlardı. Birçok kişi kendi yakınını kurtarmamı istedi, ama kimseyi dinlemedim; dinleseydim daha az kişiyi kurtarabilirdim. Tahliyeye en üstten başlayıp aşağıya doğru devam ettim. Çünkü binadakiler bu sistemin nasıl çalıştığını bilmiyordu.” dedi.

“Elimden gelenin en iyisini yaptım”

İnsanların canını kurtarabilmek için bütün gayretini gösterdiğini vurgulayan Eligün, “Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Gerçekten çok üzgünüm. Vinçim 45 metreye kadar çıkabiliyor ama acil davrandığım için küçük şanzımanı arızalandı. 12’nci kata kadar ulaşabildim, 13’üncü kata çıkamadım ama neyse ki orada kimse yoktu. Vinci 12’nci kata kurup ardından aşağı indim. Bayram arifesiydi ve yoğun bir trafik vardı, bu nedenle biraz ters yoldan gitmek zorunda kaldım. Korna çala çala ilerledim, ışıklardan gitmedim, ara sokakları kullandım. Böylece zamanında yetişebildim. Binanın üç cephesinde yaklaşık üç saat boyunca çalıştım ve toplamda 35 kadar kişiyi tahliye ettim. Aynı şey tekrar yaşansa yine aynısını yaparım. Umarım bir daha böyle bir olay olmaz. Hayatımda böylesi bir felaketle hiç karşılaşmamıştım ve bir daha da yaşamamayı dilerim. Benim de çocuklarım var, çocukların ağlama sesine dayanamıyorum. Dördüncü katta bir anne balkonda ‘Çocuğumu kurtarın’ diye bağırıyordu, asansörü oraya dayayamıyordum ama risk alarak asansörü sabitlemeden Tuncay ağabeyi yukarı gönderdim, çocuğu aldı en azından. Normalde asansörü bir yere dayamadan kullanmak tehlikelidir ama o an başka çare yoktu. O çocuğu sağ salim indirdik, annesini de sonradan itfaiyeciler kurtardı. Bir başka anne de balkonda el sallıyordu, ‘Beni ve çocuklarımı kurtarın’ diye bağırıyordu. Umarım hayatını kaybeden o anne değildir, yoksa daha da çok üzülürüm. Çünkü o cephede müdahale imkânım yoktu, elimden gelenin en fazlasını yapmaya çalıştım ama o bölgeye ulaşamıyordum. Keşke oraya da yetişebilseydim.” diye konuştu.

“Binanın her katı yangından etkilendi”

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Serra Bucak, beraberindeki eş başkan ve meclis üyesi Doğan Hatun, Kayapınar Belediyesi Eş Başkanı Cengiz Dündar, Yenişehir Belediyesi Eş Başkanı Safiye Akdağ ve DEM Parti İl Başkanı Abbas Yeşil ile birlikte, yangında yaşamını yitiren anne ve üç çocuğun ardından açıklama yaptı.

Bucak, yangının sıradan bir daire yangını değil, elektrik şaft boşluğundan kaynaklanan tüm binayı saran bir yangın olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Öncelikle bu elim olayda hayatını kaybeden vatandaşlarımızın ailelerine başsağlığı diliyor, yaralı yurttaşlarımıza acil şifalar temenni ediyoruz. Olayın ihbarı saat 18.08’de 112’ye ulaştı, 18.11’de itfaiyeye bildirildi. Ekiplerimiz bir dakika sonra olay yerine hareket etti ve saat 18.17’de yangın mahalline ulaştı. 3 merdivenli, toplam 6 itfaiye aracı ve 44 personelimizle müdahale başladı. Ancak binanın yapısından dolayı duman tahliyesi yetersizdi ve içeride biriken zehirli gazlar tahliye işleminin binanın dışından yapılmasını gerektirdi. Balkonlara yönlendirilen vatandaşlar, merdivenli itfaiye araçlarıyla dışarı çıkarıldı. Apartman içinde panikle merdivenlere yönelen 21 kişi tespit edilerek solunum cihazlarıyla tahliye edildi. Maalesef tüm müdahalelere rağmen bu 21 kişiden 4’ü kurtarılamadı. Olay yerine vardığımızda, yangının sadece bir dairede değil, elektrik şaftı nedeniyle binanın 13 katında birden etkili olduğunu gördük.”

“Yanmaz kablo yerine yanıcı malzeme kullanılmış”

Serra Bucak, binada belirlenen eksikliklerle ilgili şu detayları paylaştı: “Zemin kattan en üst kata kadar hem koridorlarda hem yangın merdivenlerinde havalandırma penceresi olmaması ısı ve dumanın dışarı çıkmasını engelledi. Yangın merdiveni kapılarında otomatik kapanma sistemi yoktu. Çatı katında havalandırma boşluğu bırakılmamıştı. Elektrik şaftında kablolar yığın halinde üst üste çekilmiş, olması gereken açık boşluklar ise betonla kısmen kapatılmıştı. Elektrik tesisatında mevzuata uygun olarak yanmaz ve halojen içermeyen kablo kullanılmak yerine, yanıcı özellikte PVC kablolar tercih edilmişti. Şaft boşluğunun kapaklarında yine kolay alev alabilen PVC malzeme kullanılmıştı. Elektrik şaftı depo gibi kullanılmış, piknik tüpü, ütü masası ve bebek arabası gibi eşyalar bırakılmıştı. Ayrıca elektrik şaftı çatının dışına çıkarılmayıp çatı zeminine kadar çekilmişti. Bunlar ve diğer tüm tespitlerimizi detaylı rapor halinde önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşacağız.”

“Büyükşehir Belediyesi olarak kapsamlı soruşturma başlattık”

Bucak sözlerini şöyle sürdürdü: “Sabah saatlerinden itibaren idari olarak soruşturma başlattık. Sorumluluğu bulunan müteahhit, ilgili belediyeler, belediye personeli, ruhsat ve iskan işlemlerini yapan kurumlar ve büyükşehir itfaiye birimiyle ilgili soruşturma sürüyor. Bu sürecin tamamen şeffaf yürütüleceğinin ve sonucun kamuoyuyla paylaşılacağının sözünü veriyoruz. Ayrıca Valiliğin açıkladığı gibi, savcılık da detaylı bir inceleme başlatmış durumda. Binanın inşa sürecinden bugüne kadar tüm mevzuat açısından alınan tedbirler ve süreçler soruşturuluyor; bu kapsamda dün itfaiye birimlerimiz de savcılığa ifade verdi. Yaşanan acının tarifi yok. Sorumlular tespit edilip benzer bir trajedinin bir daha yaşanmaması için tüm çalışmaları kararlılıkla sürdüreceğiz. Diyarbakır halkına, konunun şeffaflıkla aydınlatılması için sözümüz var. Hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı, yaralılara ise acil şifalar diliyoruz. Ne yazık ki dört vatandaşımızı, soludukları zehirli gaz nedeniyle kaybettik.”