İstanbul’da silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden futbolcu Kubilay Kundakçı dosyasında gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Adliyeye çıkarılan 10 kişiden iş insanı Bilal Kadayıfçıoğlu, savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı.
Sulh ceza hakimliğine sevk edilen şüphelilerden Zuhal Kalaycıoğlu ile A.Ö. hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Hakimlik, şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu, sevgilisi Alaattin Kadayıfçıoğlu ve türkücü İzzet Yıldızhan’ın da arasında bulunduğu 7 kişinin tutuklanmasına karar verdi.
ALEYNA KALAYCIOĞLU: “AYLIK GELİRİM 250 BİN LİRA”
Tutuklanan Aleyna Kalaycıoğlu’nun emniyette verdiği ifade de soruşturma dosyasına girdi. Kalaycıoğlu, aylık gelirinin 250 bin lira olduğunu ve geçimini şarkıcılıkla sağladığını söyledi.
Kubilay Kundakçı’yı eski erkek arkadaşı Vahap Canbay aracılığıyla tanıdığını anlatan Kalaycıoğlu, Kundakçı’nın Canbay’ın işlerini yaptığını, zaman zaman şoförlük yaptığını ve kendisine de ulaşım konusunda yardımcı olduğunu belirtti. Kundakçı ile samimiyetlerinin bulunduğunu, telefonunda kayıtlı olduğunu ve onu çok sevdiğini söyledi.
“KUBİLAY’I FUTBOL HAYATINDA DESTEKLEMEK İSTEDİM”
İfadesinde Kubilay Kundakçı’nın futbola meraklı olduğunu ve Kars’ta oynadığını bildiğini söyleyen Aleyna Kalaycıoğlu, onu eski futbolcu arkadaşlarıyla görüştürdüğünü belirtti. Bu görüşmelerde amacının Kundakçı’nın daha iyi bir kulübe transfer olmasına katkı sunmak olduğunu anlattı.

Kalaycıoğlu, Kundakçı hakkında bildiği kadarıyla herhangi bir sabıka kaydı olmadığını, üzerinde hiç silah görmediğini ve onu “saf ve temiz bir çocuk” olarak tanımladığını söyledi.
ESKİ SEVGİLİYLE İLGİLİ ÇARPICI İDDİALAR
Aleyna Kalaycıoğlu, ifadesinde eski sevgilisi rapçi Vahap Canbay ile ilişkisini de ayrıntılı biçimde anlattı. Bu ilişkinin inişli çıkışlı olduğunu, zaman zaman şiddet gördüğünü ve bir defasında Kubilay’ın kullandığı araçta Vahap Canbay tarafından alıkonulduğunu öne sürdü.
Doğum günü çıkışında yaşanan tartışmayı anlatan Kalaycıoğlu, o gün direksiyonda Kubilay’ın bulunduğunu söyledi. Ayrıntılı ifadesinde, Canbay ile yaşadığı dönemde sürekli gerilim içinde olduklarını, Beykoz’daki evlerine sık sık başka kişilerin geldiğini ve annesinin bu durumdan ciddi biçimde rahatsız olduğunu anlattı.
Daha sonra Mecidiyeköy’de bir AVM’nin üst katındaki gökdelene taşındıklarını söyleyen Kalaycıoğlu, burada da benzer bir ortamla karşılaştığını, evde sürekli başka kişilerin kaldığını ve bunun kendisini huzursuz ettiğini ifade etti.
“PSİKOLOJİK BASKI GÖRDÜM, ANNEMLE GÖRÜŞMEM BİLE ENGELLENDİ”
Kalaycıoğlu, eski sevgilisi tarafından sürekli psikolojik baskıya maruz kaldığını, tehdit edildiğini, kısıtlandığını ve bazı günler spora bile gidemediğini söyledi. Sık sık kavga ettiklerini, annesinin önünde de tartışmalar yaşandığını, annesine hakaret edildiğini ve bir dönem annesiyle görüşmesinin engellendiğini anlattı.

Fransa tatilinden döndüğü sırada havalimanında tartaklandığını da öne süren Kalaycıoğlu, o an polis yardımı istediğini ancak sonrasında resmi işlem yaptırmadığını belirtti.
Müzik kariyeriyle de tehdit edildiğini ifade eden Kalaycıoğlu, şarkılarının kaldırılacağı, sektörden silineceği ve köpeklerinin alıkonulacağı yönünde baskılar gördüğünü anlattı. Bu nedenle ilişkiyi “mutsuz ve toksik” olarak tanımladı.
ALAATTİN KADAYIFÇIOĞLU İLE YENİ İLİŞKİ
Aleyna Kalaycıoğlu, Alaattin Kadayıfçıoğlu ile ilişkisinin yaklaşık iki hafta önce başladığını söyledi. Annesinin vesile olduğunu, Alaattin’in düzgün bir aileden geldiğinin ve kendisine ilgi duyduğunun söylendiğini belirtti.
Vahap Canbay’dan ayrıldıktan yaklaşık iki hafta sonra Alaattin Kadayıfçıoğlu ile tanıştığını ifade eden Kalaycıoğlu, Alaattin hakkında olumlu bir izlenim edindiğini ve kendisine saygılı davrandığını söyledi.
STÜDYO GÜNÜNDE NELER YAŞANDI?
Kalaycıoğlu, olay günü Ümraniye’deki stüdyoya gittiğini, kayıt alacağını ve o gün Alaattin Kadayıfçıoğlu ile birlikte hareket ettiklerini anlattı. Alaattin’in kendisine bir elektrikli araç verdiğini, araçla stüdyoya gittiğini ancak kapatmakta zorlandığını, bu yüzden ofisten bir çalışanı çağırarak yardım istediğini belirtti.
Köpeğiyle birlikte stüdyoya girdiğini, orada çalışmalarını sürdürdüğünü, sonrasında Vahap Canbay’ın kötü olduğu ve stüdyoya gelmeyeceği bilgisini duyunca rahatladığını söyledi.

Fakat daha sonra Vahap Canbay ile telefonda görüştüğünü, bu görüşmede Canbay’ın kendisine “Eğer bir ilişkin varsa seni de kendimi de öldürürüm” dediğini aktardı. Yeni ilişkisini bu nedenle gizlediğini ifade eden Kalaycıoğlu, aynı gün Kubilay Kundakçı’nın kendisini aradığını ve barıştırmak amacıyla gelmek istediğini söylediğini anlattı.
Kalaycıoğlu, Kundakçı’ya ısrarla gelmemesi gerektiğini, araya kimseyi sokmak istemediğini, ilişkinin bittiğini ve ailesiyle vakit geçirmesi gerektiğini söylediğini belirtti.
“PLAKADAN VAHAP’IN ARACI OLDUĞUNU ANLADIM”
İfadesinde, stüdyoya giderken aracını uzak bir noktaya park ettiğini çünkü yeni ilişkisinin bilinmesini istemediğini söyledi. Daha sonra yemeye çıktıklarını, köpeğini stüdyoda bıraktığını ve içeride temizlik görevlisinin bulunduğunu belirtti.
Yemek sırasında stüdyoya yakın bir yere araç park edildiğini duyduklarını, çalışanlardan birini bakması için gönderdiklerini anlatan Kalaycıoğlu, plakanın 16 olduğunu öğrenince bunun Vahap Canbay’ın kullandığı araç olduğunu anladığını söyledi. Bu nedenle korktuğunu, annesini aradığını ve ardından Alaattin Kadayıfçıoğlu ile konuştuğunu ifade etti.
“ALAATTİN, ‘BEN GİDİP KONUŞACAĞIM’ DEDİ”
Aradan yaklaşık iki saat geçmesine rağmen aracın oradan ayrılmadığını söyleyen Kalaycıoğlu, kendisini görmesinler diye stüdyoya da gitmediğini anlattı. Daha sonra Alaattin Kadayıfçıoğlu’nun iki araçla geldiğini, Vito tipi aracın köpeği almak için getirildiğini, kendisinin de araca bindiğini söyledi.
Stüdyonun bulunduğu yere geldiklerinde, karşı taraftaki araçta Vahap’ın bulunduğunu ve bu kişilerin kendilerini görünce araç içinde eğildiklerini anlattı. O sırada bir şey alacaklarını düşündüklerini söyleyen Kalaycıoğlu, Alaattin’in araçtan inerek konuşmak istediğini belirtti.

İfadesine göre Alaattin, aracın camına vurdu, camı açan Vahap Canbay’a “Kızı rahat bırak” dedi. Tartışmanın büyüdüğünü, Alaattin’in camdan silahı uzattığını, Vahap’ın da silahı tutmaya çalıştığını anlattı. Bu sırada silahın patladığını, ardından Alaattin’in araca geri döndüğünü, kendisinin şok geçirip ağlamaya başladığını ve kısa süre sonra araçtan indirilerek taksiyle uzaklaştığını söyledi.
ALAATTİN KADAYIFÇIOĞLU’NUN İFADESİ DE ORTAYA ÇIKTI
Kubilay Kundakçı’yı vurarak öldüren Alaattin Kadayıfçıoğlu’nun emniyet ifadesi de dosyada yer aldı. Aylık gelirinin 600 bin lira olduğunu belirten Kadayıfçıoğlu, İstanbul’da doğduğunu, eğitim hayatının bir bölümünü İsviçre, İngiltere ve Makedonya’da geçirdiğini, hukuk fakültesinden mezun olduktan sonra Türkiye’ye dönerek babasına ait şirkette yöneticilik yapmaya başladığını söyledi.
Babasının Türkiye’nin sayılı iş insanlarından biri olduğunu ifade eden Kadayıfçıoğlu, sabıka kaydının bulunmadığını ve adına kayıtlı ruhsatlı Glock marka silahı olduğunu belirtti.
“KUBİLAY KUNDAKÇI’YI TANIYOR DEĞİLİM”
Kadayıfçıoğlu, ifadesinde Kubilay Kundakçı’yı tanımadığını, ismini ilk kez bu olaydan sonra duyduğunu söyledi. Aralarında herhangi bir husumet ya da alacak verecek meselesi bulunmadığını belirten Kadayıfçıoğlu, Kundakçı’nın ne iş yaptığını, nerede yaşadığını ya da telefon numarasını bilmediğini ifade etti.
Vahap Canbay, Yalçınay Yıldız ve Ahmet Özkoç’u da tanımadığını söyledi.
EMEKLİ POLİSLER VE İZZET YILDIZHAN SORULDU
Emniyette kendisine şirket bünyesindeki bazı isimler de sorulan Alaattin Kadayıfçıoğlu, Hüseyin Can Avcı’nın babasının makam şoförü olduğunu, Mustafa Rece’nin şirketlerinde çalıştığını ve emekli polis memuru olduğunu belirtti. Engin Taşkıran’ı da babasının yanında geçmiş yıllarda çalıştığı için tanıdığını, onun da emekli polis memuru olduğunu söyledi.
Türkücü İzzet Yıldızhan hakkında da ifade veren Kadayıfçıoğlu, Yıldızhan’ın babasının arkadaşı olduğunu, aile arasında samimi bir ilişkinin bulunduğunu, ancak kendisiyle ilişkisinin tamamen saygı çerçevesinde olduğunu anlattı. İzzet Yıldızhan’ın özel hayatına dair bilgi sahibi olmadığını, kendisine “İzzet amca” diye hitap ettiğini söyledi.
“BABAMA DEVLET TARAFINDAN VERİLEN KORUMA POLİSİ VARDIR”
Kadayıfçıoğlu, babası Bilal Kadayıfçıoğlu’nun armatörlük yaptığını ve kendisine devlet tarafından verilen koruma polisi ile tahsisli araç bulunduğunu da ifadesinde anlattı. Metin Kadayıfçıoğlu’nun da babasının amcasının oğlu olduğunu, emekli olduğunu ve Ataşehir’de yaşadığını belirtti.
“ALEYNA İLE ANNESİ ARACILIĞIYLA TANIŞTIK”
Aleyna Kalaycıoğlu ile tanışıklıklarının 2-3 ay öncesine dayandığını söyleyen Kadayıfçıoğlu, kendisini annesi aracılığıyla tanıdığını, ilk başta samimiyet oluşmadığını ancak yaklaşık 20-25 gün önce bu ilişkinin daha yakın hale geldiğini anlattı. Sonrasında aralarında duygusal bir yakınlık oluştuğunu ve görüşmeye başladıklarını ifade etti.
OLAY GÜNÜ KÖPEK VE EŞYALARI ALMAK İÇİN YOLA ÇIKTIKLARINI SÖYLEDİ
Kadayıfçıoğlu, 18 Mart 2026 akşamı Aleyna’nın kendisine geldiğini ve o gece evinde kaldığını anlattı. Ertesi sabah Aleyna’nın işe gideceğini söylemesi üzerine kendi BMW marka aracını ona verdiğini, kendisinin de siyah renkli Mercedes marka araçla işine gittiğini söyledi.
Akşam Aleyna ile buluştuklarını, Aleyna’nın annesinin yanında olduğunu söylediğini ve onu almaya gittiğini anlatan Kadayıfçıoğlu, stüdyo önünde kalan BMW marka aracı, köpeği ve eşyaları almak istediklerini belirtti. Babasının şoförü Hüseyin’i aradığını, hem kendi aracını almak hem de eşyaları taşımak için Vito araçla gelmesini istediğini söyledi.
Başta sadece Hüseyin ve Mustafa’nın gideceğini, ancak Aleyna’nın köpeğini görmek ve eşyalarını almak istemesi nedeniyle birlikte yola çıktıklarını anlattı.
“ALEYNA, ‘BUNLAR BAĞCILAR ÇOCUĞU DİKKATLİ OL’ DEDİ”
Kadayıfçıoğlu’nun ifadesine göre, stüdyonun bulunduğu sokağa girdiklerinde park halindeki bir BMW aracın içinde 3-4 kişi gördüler. Aleyna Kalaycıoğlu’nun, “Bunlar burada daha gitmemişler” dediğini, kendisinin de kim olduklarını sorduğunu anlattı.
Aleyna’nın buna karşılık, daha önce bahsettiği eski sevgilisi ve yanındakiler olduğunu söylediğini belirten Kadayıfçıoğlu, o sırada araçtaki ön yolcu ile göz göze geldiklerini ifade etti. O kişinin torpidoya eğildiğini, sonra arkaya dönüp diğerleriyle konuştuğunu gördüğünü, bunun kendisinde silah alıp ateş edecekleri yönünde bir endişe oluşturduğunu söyledi.
Kadayıfçıoğlu, Aleyna’nın o sırada “Bunlar Bağcılar çocuğu dikkatli ol” dediğini de beyan etti.
“SİLAH BİR ANDA PATLADI” SAVUNMASI
Alaattin Kadayıfçıoğlu, bunun üzerine araçtan indiğini, amaçlarının olası bir saldırıyı önlemek ve konuşmak olduğunu söyledi. Araca yaklaşarak camı yüzüğüyle tıklattığını, kapının sert şekilde açılarak kendisine vurulduğunu ve itildiğini anlattı.
Kendini korumak amacıyla kapıyı kapattığını, o sırada ruhsatlı Glock marka silahının sol elinde olduğunu belirten Kadayıfçıoğlu, ön koltukta oturan kişinin bacaklarının arasında metal renkli parlak bir cisim gördüğünü ve bunu silah ya da bıçak sanarak daha fazla tedirgin olduğunu söyledi.
İfadesine göre, “Beyler aracınızı buradan alın, aracımızı alıp gideceğiz” dediği sırada araç içindeki kişi kendisine eliyle müdahale etti. Kendini savunmak için refleksle karşılık verdiğini, karşı tarafın da elindeki silahı tuttuğunu, bu boğuşma sırasında silahın aniden ateş aldığını savundu.
Kadayıfçıoğlu, silahla kesinlikle ateş etmediğini, o anda şoka girdiğini, kendi silahının mı yoksa başka bir silahın mı patladığını dahi ilk anda anlayamadığını söyledi.
OLAY SONRASI NASIL KAÇTIĞINI ANLATTI
Olayın ardından büyük panik yaşadığını söyleyen Kadayıfçıoğlu, şok nedeniyle kendi aracını kullanamayacağını düşündüğünü, bu nedenle Mercedes yerine Vito araca geçtiğini belirtti. Aleyna’nın da panik halinde yanında olduğunu, Mercedes’i ise Hüseyin’in kullanmış olabileceğini anlattı.
Daha sonra babasına ulaşmak istediğini ancak babasının İngiltere’ye gittiği için uçakta olduğunu söyledi. Olayın kaza olduğunu düşündüğünü, bu nedenle polise gittiğinde kendisini ifade edememekten korktuğunu belirtti.
Bu aşamada, babasının amcasının oğlu Metin Kadayıfçıoğlu’nun yanına gittiğini, ona sadece bir olaya karıştığını söylediğini, olayın ne olduğunu tam anlatamadığını ifade etti. Metin Kadayıfçıoğlu’nun kendisini ticari taksiyle Avrupa Yakası’na geçirdiğini, daha sonra daha önce şirket adına kiralanan bir adrese geçtiğini ve burada polisler tarafından yakalandığını anlattı.
“KUNDAKÇI İÇİN ÜZGÜNÜM” DEDİ
Kadayıfçıoğlu, ifadesinde, olayda ölen Kubilay Kundakçı için üzgün olduğunu, böyle bir olay yaşanmasını istemediğini ve kendisini bu tür bir olayın içinde bulunacak biri olarak görmediğini söyledi.
Kendi ifadesine göre olay yerine yalnızca kendi aracını, kız arkadaşının eşyalarını ve köpeğini almak amacıyla gittiklerini, sokakta bu kişileri görünce tedirgin olduğunu, normal şartlarda aracı olmasa oradan ayrılacağını ancak aracını bırakmak istemediğini belirtti.
Torpidoya eğilen kişiyi görünce saldırıya uğrayacaklarını düşündüğünü, bu nedenle tatsızlık çıkmaması için araçtan indiğini ve düzgün bir üslupla konuşmak istediğini söyledi. Kapının yüzüne itilmesi ve kendisine vurulması üzerine refleksle kendini savunduğunu, silahın da bu sırada patladığını öne sürdü.
Polisten kaçma amacı taşımadığını, babasına ulaşamadığı için ne yapacağını bilemediğini, İngiltere’den dönmesinin ardından teslim olmayı düşündüğünü ancak polislerin kendisini daha önce bulduğunu anlattı. Olayda herhangi bir husumetinin bulunmadığını ve adaletin doğruyu ortaya çıkaracağına inandığını söyledi.
EVDE İKİ SİLAH BULUNDU
Yakalandığı evde ele geçirilen iki silah da Alaattin Kadayıfçıoğlu’na soruldu. Kadayıfçıoğlu, Glock marka silahın kendisine ait olduğunu söylerken, diğer silahın sahibini bilmediğini iddia etti.
SORUŞTURMA ÇOK YÖNLÜ SÜRÜYOR
Kubilay Kundakçı’nın hayatını kaybettiği olayla ilgili soruşturma tüm yönleriyle devam ediyor. Şüphelilerin ifadeleri, olay günü yaşanan hareketlilik, araçların konumu, tarafların birbirleriyle bağlantıları ve silahların durumu soruşturmanın merkezinde yer alıyor. Dosyada adı geçen ünlü isimler ve ortaya çıkan ifadeler, cinayet soruşturmasını kamuoyunun en çok takip ettiği dosyalardan biri haline getirmiş durumda.

