Almanya’dan tatil için İstanbul’a gelen ve ‘zehirlenme’ şüphesiyle hastaneye kaldırıldıktan sonra hayatını kaybeden Böcek ailesinin ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada, tutuklanan şüphelilerin ifadeleri gün yüzüne çıktı. Dün adliyeye sevk edilen 7 kişiden 4’ü tutuklanarak cezaevine gönderildi. Otelde çalışan Pakistan uyruklu görevli, otel sahibi ve ilaçlama şirketi çalışanlarının savcılıkta verdikleri ifadelerde dikkat çeken detaylar yer aldı.
“AİLE OTELE GİRERKEN NÖBETTE DEĞİLDİM”
Otel çalışanı Pakistan uyruklu Muhammad Moeen Ud Din Chishti, savcılıktaki ifadesinde şunları aktardı: “Harbour Suit Otel’de yarı zamanlı olarak çalışırım. Müdür izinli olduğunda beni çağırırlar, sürekli çalışmam. Böcek ailesinin otele giriş yaptığı gün ben görevde değildim. 10.11.2025 günü sabah 08.30’da resepsiyonda mesaiye başladım. Aynı gün saat 11.00’de aileyle lobide karşılaştık, kısa bir sohbet ettik. Saat 15.00’te mesaim bitince otelden ayrıldım. İlaçlamanın yapıldığı sırada da görevde değildim; o gün Eyüp Oğlak çalışıyordu.”

“101 NUMARALI ODA İLAÇLAMA YÜZÜNDEN BANTLANMIŞTI”
Chishti, olay günü yaşananları şöyle anlattı: “12.11.2025 sabahı yine 08.30’da işe geldim. 101 numaralı oda, ilaçlama nedeniyle bantlanmış durumdaydı. Saat 10.00–11.00 sıralarında Servet Böcek ve Çiğdem Böcek yanıma gelip çocuklarının kustuğunu, odanın temizlenmesi gerektiğini söyledi. Sahilde bir şeyler yediklerini, midelerinin bozulduğunu belirttiler. Hastaneye gitmek için klinik sordular, ben de Kadırga Caddesi’ni tarif ettim. Daha sonra aileyi çocuklarıyla birlikte otelden çıkarken gördüm.”
“İÇERİ GİRİNCE KUSMUK KOKUSU DİKKATİMİ ÇEKTİ”
Çalışan, akşam yeniden çağrıldığını belirterek şöyle devam etti: “Mesaim bitince eve gittim. Aynı gün saat 20.30’da resepsiyonda çalışan Rustem arayıp acil işi olduğunu, yerine geçmemi istedi. Paraya ihtiyacım olduğu için kabul ettim. 22.45’te otele geldim. İçeri girince kusmuk kokusu hâkimdi. Saat 01.00’de kokudan dolayı dışarı çıkıp hava aldım, kısa süre sonra geri döndüm.”

“GECE OTELİN KAPISINI KİLİTLEYİP YEMEĞE ÇIKTIM”
Chishti, karnını doyurmak için otelden ayrıldığını söyledi: “01.30 civarında yemek yemek için otelin giriş kapısını kilitleyip yakınlardaki kebapçıya gittim. Kapıyı kilitleme sebebim hırsızlığı önlemekti. Zaten kapıda iletişim numarası yazılıdır. Otelde koku nedeniyle aldığım yemeği bahçede yedim. 15–20 dakika sonra döndüğümde ambulansı gördüm. Böcek ailesinin ambulansa bindirildiğini fark ettim. Olayla ilgim yoktur, üzerime atılan suçu kabul etmiyorum.”

İLAÇLAMA FİRMASI SAHİBİ: SERTİFİKAM YOKTU
DSS İlaçlama şirketinin sahibi Zeki Kişi, savcılığa verdiği ifadede şu sözlere yer verdi: “Şirketi 6–7 yıl önce kurdum, home office çalışırız. Özel işletmeler ve evlere hizmet veririz. Yanımda gündelikçi olarak Doğan Caferoğlu çalışır. Bir de yaklaşık 1 aydır çalışan bir kişi var ama ismini hatırlamıyorum. Oğlum Serkan’ın SGK kaydı şirket üzerindeydi ama ilaçlama yapmazdı. Hatta ilaçlamayı bilmez bile. Benim de sertifikam yok. Doğan’ın da yok bildiğim kadarıyla.”
Kişi, kullanılan ilaçlara ilişkin de bilgi verdi: “Alfasc ve Cypermetrin isimli ilaçları kullanırız, suyla karıştırılıp uygulanır. Bunları nereden aldığımızı tam hatırlamıyorum ama faturaları dosyaya sunacağım. 11.11.2025 günü bir müşteri arayıp otelde böcek olduğunu, ilaçlama istediğini söyledi. Doğan’ı yönlendirdim. O gün nereye gittiğini bile bilmem. Müşteriler genelde beni arar, ben de Doğan’a paslarım. 15 Kasım’da olay olduğunu öğrenip karakola gittim. Suçlamayı kabul etmiyorum.”

İLAÇLAMAYI YAPAN ÇALIŞAN: TALİMATLA ODAYI İLAÇLADIM
İlaçlamayı yapan çalışan Doğancan Caferoğlu ise ifadesinde şunları söyledi: “DSS’de 2–3 aydır çalışıyorum. 2025 Ağustos’unda da aynı otelde ilaçlama yapmıştım. 11.11.2025’te saat 16.00’da otele gittim. Görevli kapıyı açtı, içeri girip ilaçlamaya başladım. Alfasc ve Cypermetrin kullandım, suyla karıştırıp püskürttüm. Ayrıca oda içinde 16–17 noktaya filit jel isimli böcek ilacını bıraktım. Bu jel böceklerin yemesi için bırakılır. Tuvalet kapısı ve havalandırmayı bantlayıp işlemi öyle tamamladım.”
Caferoğlu, sertifikasının olmadığını da ekledi: “Sertifikam yok. Beni eğiten Serhat isimli çalışan, sertifikaya gerek olmadığını söyledi. Bu bilgiyi ona şirket sahibi Zeki Kişi vermiş. Olayda mağdurları tanımam. Polis arayınca zehirlenme olduğunu öğrendim. Kullandığım ilaçları teslim ettim. Suçsuzum.”

OTEL SAHİBİ: 3 AYDIR OTELE GİDEMİYORDUM
Otel sahibi Hakan Oğlak ise savcılıktaki ifadesinde şunları anlattı: “Otel işletmesini 5–6 ay önce devraldım. Şeker hastalığı nedeniyle 3 aydır otele gidemiyorum. İşleri müdür Halil Duran yürütür. 10.11.2025’te Halil, 101 numaralı odadan böcek şikâyeti geldiğini söyledi. Ben de ilaçlama firmasını çağırmasını istedim. 11.11.2025’te ilaçlama yapıldı. Oda normalde 2–3 gün kapalı tutulur, sonra temizlenir. Daha önce de aynı firmaya yaptırmıştık, sorun olmamıştı.”
Oğlak, ölen aileye ilişkin de şunları söyledi: “Aile 202 numaralı odada kalıyordu. Vefatı, yeğenim Eyüp’ten öğrendim. Normalde Halil ve Eyüp çalışır ama Halil izinli olduğundan Rustemsha ve Chishti geçici olarak işe alınmıştı. Yaşanan olayda çalışanların sorumluluğu yoktur. Eğer ölüm nedeni ilaç zehirlenmesiyse sorumluluk ilaçlama firmasındadır. Suçu kabul etmiyorum.”

