En önemli konu bu ama neredeyse hiç konuşmadık. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’den başka kimse bu konuya hak ettiği değeri vermedi.
OECD tarafından yapılan araştırma PISA 2025’in 8 Eylül’de açıklanan sonuçları nedense Türkiye’de uzmanlarca hak ettiği oranda yorumlanmadı.
Oysa Türkiye’nin son iki PISA araştırmasında önüne geçtiği Norveç o gün bugündür her düzeyde bu konuyu tartışıp sorunu bulmaya çözüm üretmeye çalışıyor.
Kimi sorunun öğretmenlerde olduğunu söylerken kimi velileri veya eğitim sisteminin sorguluyor.
Mesela Norveçli Psikolog Line Marie Warholm, çocukların fazla ödüle boğuldukları için bu sonucun yaşandığını söyledi. Warholm Aftenposten Gazetesi’nde şunları yazdı:

”Performans ölçümü gibi dışsal motivasyonun, içsel motivasyondan daha kötü sonuç verdiğini biliyoruz. Ve çocukların çok fazla dışsal ödül aldıklarında içsel motivasyonlarının azaldığını da biliyoruz: Eğer bir çocuğa çizdiği her resim için şeker verirseniz, çocuğun çizme isteği zamanla artmaz, azalır. Çocuk o zaman kendine, çizmekten zevk aldığı için değil, şeker almak için çizdiğini söyler. Ve işte bugünün çocukları ve gençleri için büyük bir krize yaklaşıyoruz: Özellikle okul ödevlerinin çoğunu ekranlarda, her doğru cevap için ışık yanan ve güzel bir ses çıkaran “oyunlaştırılmış” görevlerle yapanlar, aşırı derecede uyaran ve ödülle boğulmuş durumdalar.”
Türkiye’nin de en azından nerede doğru yaptığını tartışması gerekmez mi? Başarıyı getiren şey tam olarak ne? Öğretmenler mi değişti, öğrenciler mi çok çalıştı, veliler mi bilinçlendi? Ülkede ekonomik refah mı yükseldi? Ne oldu da Türkiye bu başarıyı yakaladı? Eğitimciler, pedagoglar, psikologlar, ekonomistler, bakanlar, milletvekilleri neden bu konuda konuşmuyor?
Bir tırnakçının, mankenin aldığı yeni evini arabanın, tv yıldızının te İngiltere’de aldığı futbol takımını bu ülkede herkes konuşuyor ama nedense Türkiye’nin geleceğini doğrudan etkileyecek bu başarı kimsenin ilgi alanına girmiyor?
Türkiye ile Norveç’in son iki araştırmadaki seyrinde gerçekten de dikkat çekici bir değişimi dikkat çekiyor.
2022’de matematik, okuma ve fen bilimlerinin tamamında Türkiye’nin önünde bulunan Norveç, 2025’te üç alanda da Türkiye’nin gerisine düştü. Türkiye fen bilimlerinde 91 ülke ve ekonomi arasında 19’uncu, okumada 18’inci, matematikte ise 28’inci sıraya yükseldi.
Sonuçlar, Türkiye ile Norveç’in son iki PISA döneminde birbirinden farklı yönlere gittiğini gösterdi.
PISA 2022’de Türkiye matematikte 453, okumada 456, fen bilimlerinde 476 puan aldı.
Norveç’in puanları ise matematikte 468, okumada 477 ve fen bilimlerinde 478 olarak ölçüldü.
Böylece Norveç, Türkiye’nin matematikte 15, okumada 21, fen bilimlerinde ise 2 puan önünde yer aldı.
Türkiye 2022’de 81 ülke ve ekonomi arasında matematikte 39’uncu, okumada 36’ncı, fen bilimlerinde 34’üncü sıradaydı.
Üç yıl sonra yapılan PISA 2025’te ise Türkiye’nin puanları üç alanda da yükseldi. Türkiye matematikte 462, okumada 472, fen bilimlerinde 494 puana ulaştı.
Norveç’te ise matematik puanı 452’ye, okuma puanı 453’e gerilerken fen bilimleri puanı 470 oldu.
OECD, Norveç’in 2025’te matematik ve okumada 2022’nin altında kaldığını, fen bilimlerindeki değişimin ise istatistiksel olarak anlamlı olmadığını belirtti.
Böylece Türkiye 2025’te Norveç’in; fen bilimlerinde 24 puan, okumada 19 puan, matematikte 10 puan önüne geçti.
PISA 2025’e 91 ülke ve ekonomi katıldı. Türkiye; fen bilimlerinde 34’ten 19’uncu sıraya, okumada 36’dan 18’e, matematikte 39’dan 28’e yükseldi.
Türkiye böylece katılımcı ülke sayısı 81’den 91’e çıkmasına rağmen her üç alanda da sıralamasını yükseltti.
Norveç Eğitim Bakanlığı ülkenin 2006’dan bu yana ilk kez PISA’nın üç alanında birden OECD ortalamasının altında kaldığına dikkat çekti. Norveç Başbakanı konunun değerlendirildikten sonra gerekli adımların atılacağını söyledi. Okul müdürlerine varana kadar neredeyse herkes bir aydır bu konuyu konuşuyor Norveç’te.
Haksız da sayılmazlar. Sonuçta 2022’de üç alanda da Türkiye’nin önünde bulunan Norveç, 2025’te üç alanda da Türkiye’nin gerisine düştü.
Bu elbette ki bizim için çok güzel bir haber ama nedense bazı konuları sadece sorun yaşandığında tartışmayı tercih ediyoruz. Nitekim Norveç de şu an tam olarak bunu yapıyor. Muhtemelen doğru da yapıyor. Ancak kendimize bakacak olursak, başarının yolu belki de Norveç’in bugüne kadar yapmadığını yapmaktan, bu terakkinin nedenlerini anlamaktan, konuşmaktan ve tabi geliştirmekten geçiyor.

