Ana Sayfa Arama
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İran’ın nükleer fetvası düştü mü?

Anadolu Ajansı Dış Politika Analisti Özcan Tikit, İran ve İsrail arasındaki gerilimi Journoturk için analiz etti.

Bu haberin fotoğrafı yok

İsrail İran gerilimiİsrail, İran’ı Suriye’de 2016’dan beri yüzlerce kez vurdu.

Buna karşılık müttefiki Rusya bir kez olsun Suriye’deki hava savunma sistemini devreye sokup İran’ı korumadı.

ABD, iki yıldır İran yanlısı milisleri Irak ve Suriye’de düzenli şekilde bombalıyor.

İranlı milisler onar yirmişer şekilde bu saldırılarda öldürülüyor.

Rusya isteseydi  Gelgelelim Moskova İran’a bu kadarcık olsun bir iyilik yapmıyor.

İranlı yetkililerin açıklamalarından biliyoruz ki Tahran, Türkiye’nin destek verdiği Zengezur koridorunu kesinlikle istemiyor.

İran’ın çok kutuplu dünyadaki en büyük müttefiği Rusya’nın da bu durumda Zengezur’a karşı olması beklenir değil mi?

Oysa Rusya karşı çıkmayı bırak, Zengezur’a izin vermesi için Erivan’a baskı yapıyor.

Peki tüm bunlar olurken İran ne yapıyor?

Batı’nın ek yaptırımlarını da göze alıp bedel ödeyerek Rusya’nın Ukrayna’daki savaşta kamikaze İHA desteği veriyor.

Aynı İran geçtiğimiz hafta Ukrayna savaşıyla cephaneliği zayıflayan Rusya’ya 200 Fetih 360 kısa menzilli balistik füze teslimatı yaptı. Doğal olarak gelişmeleri izleyenler de merak ediyor: İran bunca iyiliği Rusya’a neyin karşılığında yapıyor?

Lübnan, Suriye ve Irak’ta düştüğü durumlara bakılırsa en muhtaç olduğu anlarda Rusya’dan adlığı hiçbir bir şey yok. Gelgelelim, ABD Dışişleri Bakanı Blinken’ın söyledikleri doğruysa kazın ayağı göründüğü değil.

‘İKİ YOLLU BİR ALIŞVERİŞ BU’

Blinken ‘Bu iki yollu bir alışveriş, Rusya İran ile nükleer ve uzay teknoloji alanlarında know-how paylaşımına girdi’ dedi.

Blinken’a ulaşan raporlara göre; Rusya ve İran arasında füzelerle birlikte stratejik bir kazan-kazan ilişkisi kurulmuş durumda.

Bu durumdan çok endişe edilmiş olmalı ki konu 14 Eylül’de Beyaz Saray’da yapılan ABD Başkanı Biden ve İngiltere Başbakanı Starmer zirvesinde de bu konu ele alındı.

İran-Rusya ilişkisinin bu yeni boyutu bana Hamas Lideri’nin Tahran’da öldürülmesinin ardından yapılan Rusya-İran güvenlik toplantısını hatırlattı.

Nükleere karşı Ukrayna’da İran füzelerine yönelik olası bir anlaşmanın temelleri bu zirvede atılmış olabilir.

STRATEJİK SABIR MANA BULABİLİR

İran’ın Cumhurbaşkanı Reisi’nin ölümü, Haniye suikastı ve Lübnan’daki tahriklerine rağmen İsrail ile savaşa girmekten kaçınmasının arkasında ‘nükleer silah edinimine yönelik stratejik sabır’ sürecine girilmesi mi yatıyor yoksa?

Öyleyse İran Dini Lideri Ali Hamaney’in nükleer silahı yasaklayan fetvasını değiştirdiği söylentileri de söylentiden ibaret olmayabilir. 2024 Ortadoğu ve dünya tarihinde kırmızı çizgilerin silindiği bir yıl oldu. İran ortamı uygun görüp nükleerde bir ilke yöneldiyse, İsrail-ABD tahrikleri karşısında şimdi çok anlamsız görünen stratejik sabrı da işte o zaman gerçek bir mana bulmuş olacak.