Pegasus’un Frankfurt-İstanbul seferini yapmaya hazırlanan yolcu uçağının yanlış yönde piste girmesi, uçuş güvenliğine ilişkin soruları gündeme getirdi.
Alman havacılık yayınları uçağın ters yönde kalkışa başladığını ileri sürerken Pegasus havayolları ise iddiayı reddediyor. Uçağın pistte ulaştığı hız ve müdahalenin kimden geldiği tartışmanın ana konusu gibi görünüyor.
Almanya’nın Frankfurt Havalimanı’nda 20 Ekim’de yaşanan olayın ayrıntıları ortaya çıktıkça Pegasus Hava Yollarının açıklaması ile Alman basınındaki haberler arasındaki farklılıklar dikkat çekiyor.
Şirket, pilotların yanlış yöne döndüklerini kendilerinin fark ettiğini ve herhangi bir kalkış girişiminde bulunulmadığını savunuyor. Alman havacılık kaynakları ise uçağın hızlanmaya başladığını ve hava trafik kontrolörünün müdahalesiyle durdurulduğunu bildiriyor.
Olayın merkezinde, Pegasus’un PC996 sefer sayılı Frankfurt-İstanbul Sabiha Gökçen uçuşunu gerçekleştirecek TC-RDO tescilli Airbus A321neo uçağı bulunuyor.
Havacılık haber sitesi The Aviation Herald’ın aktardığı bilgilere göre uçak, S taksi yolunu kullanarak Frankfurt Havalimanı’nın 18 numaralı pistine girdi. Uçuş ekibi, güney yönünde kalkış yapmak üzere izin almıştı. Ancak uçak sola dönmesi gerekirken sağa dönerek kuzey istikametine yöneldi.
65 km’de ne yaşandı?
Alman havacılık sitesi aeroTELEGRAPH, uçağın yanlış yönde hızlanmaya başladığını ve kontrol kulesinden gelen telsiz uyarısının ardından hızlanmanın durduğunu yazdı.
The Aviation Herald’a dayanan haberlerde uçağın yaklaşık 35 knot, yani saatte 65 kilometre yer hızına ulaştığı belirtildi.
Hollanda merkezli Airwork ise uçuş takip verilerinde yaklaşık 31 knot azami hız ve kuzey yönünde yaklaşık 700 metrelik hareket görüldüğünü aktardı.
Bu rakamlar olayın değerlendirilmesinde önemli. Ancak uçağın belirli bir hıza ulaşması, tek başına kalkış koşusuna başlandığını kanıtlamıyor. Bunun belirlenmesi için motor gücü, kokpit işlemleri ve telsiz kayıtlarının incelenmesi gerekiyor.
Pegasus ise olayın farklı geliştiğini açıkladı.
Şirket, Alman aero.de sitesine verdiği yanıtta uçağın piste giriş sırasında yanlış yöne döndüğünü doğruladı. Ancak mürettebatın hatayı kendisinin fark ederek uçağı güvenli biçimde durdurduğunu öne sürdü.
Pegasus’a göre uçak, hava trafik kontrolüyle koordinasyon içerisinde pistten ayrıldı ve daha sonra doğru yönden kalkışını gerçekleştirdi. Şirket, yanlış yöne dönüş ile yanlış yönde kalkış girişiminin birbirine karıştırılmaması gerektiğini vurguladı.
Burada yanıt bekleyen iki temel soru bulunuyor:
Pilotlar yanlış yönü ne zaman fark etti?
Uçağın durdurulması kararını kokpit ekibi mi aldı, yoksa kule uyarısı mı etkili oldu?
Bu soruların yanıtı, olayın yalnızca bir yönlendirme hatası mı yoksa iptal edilmiş kalkış girişimi mi olduğunu açıklığa kavuşturabilir.
Alman hava trafik kontrol kuruluşu DFS, olayın yetkili makamlara bildirildiğini söylüyor.
DFS’nin The Aviation Herald’a aktardığı açıklamaya göre olay hakkında soruşturma açılıp açılmayacağına ve incelemenin kapsamına Almanya Federal Uçak Kazaları Araştırma Bürosu (BFU) karar verecek.
Ancak DFS’nin açıklaması, kalkışı kimin durdurduğu veya uçağın gerçekten kalkış koşusuna başlayıp başlamadığı konusunda kesin hüküm içermiyor.
25 Ekim itibarıyla BFU’nun olayın nedenine ilişkin kamuya açıklanmış nihai bir teknik değerlendirmesine ulaşılamadı.
Uçuş kayıtlarına göre PC996, pistten ayrıldıktan sonra yeniden konumlandı ve yaklaşık yedi dakika sonra kalkışını gerçekleştirdi. Sefer İstanbul’da tamamlandı.
Frankfurt’taki olay, modern havacılıkta kokpit ekiplerinin pist yönünü ve kalkış izinlerini karşılıklı doğrulamasının önemini yeniden gündeme taşıdı.
Pilotların yanlış yöne dönmesi kadar, bu hatanın hangi aşamada tespit edildiği de uçuş güvenliği açısından kritik.
Soruşturmanın yanıtlaması gereken konular arasında pist işaretlemeleri, kokpit içi iletişim, uçuş ekibinin yön farkındalığı ve hava trafik kontrolünün müdahale zamanı bulunuyor.
Pegasus’un kalkış girişimi olmadığı yönündeki açıklaması ile Alman yayınlarının tersini savunan anlatımı arasındaki uyuşmazlığın çözülmesi, ancak teknik kayıtların incelenmesiyle mümkün olacak.
Olayda herhangi bir yaralanma yaşanmamış olması sevindirici. Ancak uçuş güvenliğinde önemli olan yalnızca kazaların önlenmesi değil, kazaya dönüşebilecek hataların nasıl ortaya çıktığının da anlaşılması. Bu nedenle konunun incelenmesi, gerekli sonuçların çıkarılıp paylaşılması gerekiyor.

