Ana Sayfa Arama
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Türk otomotiv sektöründe AB belirsizliği

Türkiye, AB ile Gümrük Birliği içinde ve Avrupa otomotiv üretim zincirine entegre olmasına rağmen bu durum, yeni Made in Europe ayrıcalıklarının tamamından yararlanacağı anlamına gelmiyor.

Türkiye, AB ile Gümrük Birliği içinde ve Avrupa otomotiv üretim

Fransa ve Almanya, Avrupa Birliği pazarında satılabilecek otomobillere öncelik tanıyacak yeni bir düzenlemede uzlaştı.

İngiltere, Norveç gibi AB üyesi olmamakla birlikte Avrupa Ekonomik Alanı’nda olan ülkelere koşullu kapı açılıyor bu uzlaşıda. Türkiye’nin konumu ise net değil.

Fransa ve Almanya, AB pazarında bir yeni otomobil anlaşması için uzlaşı sağladı. Özellikle Çin yapımı elektrikli otomobillerin AB’ye ihracının daha zor hale gelmesi bekleniyor.

Kamu destekleri ve belirli kamu alımlarında Avrupa’da üretilen araçlara öncelik verilmesi amaçlanıyor. Ancak Avrupa tanımı yalnızca AB’nin 27 üyesiyle sınırlı değil.

Türkiye, AB ile Gümrük Birliği içinde ve Avrupa otomotiv üretim zincirine entegre olmasına rağmen bu durum, yeni Made in Europe ayrıcalıklarının tamamından yararlanacağı anlamına gelmiyor.

Çünkü Almanya-Fransa önerisine göre; Made in EU kapsamı AB’nin 27 üyesinin yanında, 1 Ocak 2020’de AB ortak pazarına dahil olan Avrupa ülkelerini kapsıyor. Bu madde İngiltere ve Norveç’i kapsarken Türkiye’yi en azından şimdlik dahil etmiyor. Çünkü Türkiye 2020’de AB tek pazarının üyesi değildi. Dolayısıyla yeni Fransız-Alman formülünde açıkça güvence altına alınmış görünmüyor. Neyse ki bu uzlaşı henüz yürürlüğe girmiş bir AB yasasına dönüşmedi.

Ancak bu hamur daha çok su kaldırır diyerek hareket etmek de günün sonunda Türkiye ekonomisi için olumsuz sonuçlar üretir

Türkiye’deki üretim tesisleri Avrupa markalarının küresel üretim ve tedarik sistemlerinde önemli role sahipler. Mesela Renault üretimi, Avrupa pazarına araç ve bileşen tedarik ediyor.

Yeni kurallar Türkiye’deki üretimi AB teşvikleri bakımından dezavantajlı hale getirirse Renault ve başka markaların ülkemizdeki üretim ve model yatırımlar için kötü haber olur.

Başka bir örnek Toyota, bir Japon markası. Türkiye’de üretilen Toyota modellerinin Avrupa destekleri açısından nasıl sınıflandırılacağı önem taşıyor. Toyota, Türkiye dahil yakın üretim ortaklarının Avrupa otomotiv sisteminde tutulmasını istiyor. Benzeri bir durum Ford için de geçerli diyebiliriz.

Anlaşma tüm otomobil üreticilerini memnun etmeyecek. Avrupa’da AB, İngiltere, Türkiye ve Japonya’daki fabrikalardan otomobil satan Toyota’nın Avrupa bölümü Perşembe günü yaptığı açıklamada, İngiltere, Kanada, Japonya, Güney Kore ve Türkiye gibi ortakların dahil edilmesini istedi.

Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Stéphane Séjourné, 24 Nisan 2026’da Avrupa Parlamentosuna verdiği yazılı yanıtta, Sanayi Hızlandırma Yasası teklifindeki menşe eşdeğerliğinin Türkiye gibi Gümrük Birliği ortaklarına da uygulanacağını açıklamıştı.

Ancak 18 Ekim’de açıklanan Fransa-Almanya uzlaşısında tek pazar ve belirli Avrupa ortakları öne çıkarken Türkiye kapsam dışı kalmış gibi görünüyor. Bugün için ‘Türkiye kesin olarak dışlandı’ denemezken ‘Ekimdeki siyasi uzlaşma, marttaki teklifin Türkiye açısından sağladığı imkanların daraltılması riskini gündeme getirdi’ denebilir.

Reuters’ın haberine göre; Fransa, bu ürünlerin yalnızca Avrupa Birliği’nde üretilenlerle sınırlı tutulması için baskı yaparken Almanya da dahil olmak üzere diğer AB üyeleri ise, AB otomotiv tedarik zincirleriyle yakından bağlantılı ülkelerin ve serbest ticaret anlaşması ortaklarının da dahil edilmesi gerektiğini savunuyor.

Türkiye yalnızca Avrupa’ya otomobil satan bir ülke değil, Avrupa markalarının üretim ve tedarik zincirinin parçası. Dolayısıyla Türkiye’nin temelli dışlanması beklenmiyor.