Ana Sayfa Arama
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Fona kuruş yatırmadı ama 1 milyon dolar kaybetti

Finans piyasalarında çıkan yangın sadece yatırımcının cebindeki parayı yakmıyor. Fona kuruş yatırmamış olan girişimcileri de etkiliyor. Bülent bey sayısını belki asla netleştiremeyeceğimiz o girişimcilerden sadece biri.

Finans piyasalarında çıkan yangın sadece yatırımcının cebindeki parayı yakmıyor. Fona

Fon yangınının doğrudan yol açtığı zararın büyüklüğü tartışılıyor.

Piyasada 15-20 milyar dolara ulaşan rakamlar telaffuz ediliyor. Ancak asıl mesele belki de fondan çıkan ya da buharlaşan paradan çok daha büyük.

Çünkü finans piyasalarında çıkan yangın sadece yatırımcının cebindeki parayı yakmıyor.

Fona kuruş yatırmamış olan girişimcileri de etkiliyor.

Bunun çarpıcı örneklerinden biri geçtiğimiz günlerde İstanbul’da yaşandı.

İş insanı Bülent Bey, İstanbul’da başlattığı ve önemli ölçüde ilerlettiği modern seracılık projesini tamamlamak amacıyla Hollanda merkezli bir aile fonuyla görüşüyordu.

Görüşmeler yaklaşık iki ay sürdü.

Proje incelendi, rakamlar değerlendirildi, taraflar yatırımın koşulları üzerinde çalıştı.

Süreç olumlu ilerledi ve 1 milyon dolarlık yatırım neredeyse imza aşamasına geldi.

Tam o sırada ne oldu tahmin edin?

Türkiye’de fon krizi patladı.

Hollandalı fonun yöneticileri Türkiye ve yabancı basında yaşananları takip etmeye başladı. Nihai kararın verileceği hafta yatırım için birkaç gün daha düşünmek istediklerini bildirdiler.

Ardından krizle ilgili ayrıntılar ortaya çıkmaya başladı.

Ve 1 milyon dolarlık yatırımdan vazgeçtiler.

Fonun bir temsilcisi kararın gerekçesini Bülent Bey’e gönderdiği sesli mesajda açıkça anlattı:

“Malumunuz son bir haftada ortaya çıkan fon krizi biraz yatırımcıyı ürkütmüş, Türk piyasalarına olan inancı sarsmış durumda. Tabii ki direkt sizin yaptığınız iş ile alakalı değil ama biliyorsunuz para güven ister ve sürekli Türkiye piyasalarında bir şey oluyor. Her ne kadar projeniz karlı ve yatırım yapılabilir olsa da Hollanda gibi bir yerden yatırım yapmak çok kolay gibi durmuyor. Şimdilik bizden bir beklentiniz olmasın açıkçası.”

Bu cümleler fon krizinin görünmeyen faturasını anlatıyor.

Gördüğünüz üzere, yatırımcı da söylüyor. Ortada batmış bir yatırım yok.

Dolandırılmış bir Hollandalı yatırımcı hiç yok.

Bülent Bey’in projesiyle ilgili olumsuz bir değerlendirme de yok.

Tam tersine yatırımcı, projenin yatırım yapılabilir olduğuna inanıyor.

Ama yine de parasını projeye yatırım yapmak istemiyor.

Çünkü para güven istiyor.

İşte fon yangınının gerçek maliyetini hesaplarken bakılması gereken yerlerden biri de burası.

Kaç yabancı yatırımcı getirmeyi planladığı parayı beklemeye aldı?

Böyle kaç yatırım anlaşması rafa kaldırıldı?

Kaç girişimci finansman bulamadığı için yatırımını küçülttü ya da erteledi?

Yangın devam ettiği için bunların toplamını bugün bilmiyoruz.

Belki hiçbir zaman tam olarak bilemeyeceğiz.

DÜNYAYA ÖRNEK OLMAKTA KARARLI

Bülent Bey ise yatırımın iptal edilmesine rağmen Silivri’deki projesinden vazgeçmiş değil.

Yatırım arayışının devam ettiğini, ancak bundan sonra kaynak bulmanın daha zor hale geldiğinin farkında olduklarını söylüyor.

Üstelik iddialı, azminde de ilminde zerre sarsılma yok.

Üretimde yeni bir model geliştirdiklerini ve bunun patentini aldıklarını belirtiyor.

Üretim başladığında inovasyon konusunda dünyaya örnek olacaklarına inanıyor.

Projenin ilk etabı için bugüne kadar 1 milyon 600 bin dolarlık öz kaynak kullanılmış.

Aşağıdaki videoda projenin kısa süre çekilmiş saha görüntülerini izleyip siz de görebilirsiniz.

60 dekarlık alandaki altyapı çalışmaları tamamlanmış, ilk etabın üst kurulumları da hazır hale getirilmiş.

Hedefi oldukça büyük.

‘Proje tamamlandığında hidroponik kültürde tıbbi ve aromatik bitki üretimi konusunda Türkiye’nin en büyük tesislerinden birini hayata geçirmiş olacağız’ diyor.

Mesele tam da burada düğümleniyor, bu düğümü kesip atmak gerekiyor.

Bir tarafta üretmek, yatırım yapmak, patent geliştirmek ve Türkiye’ye sermaye çekmek için uğraşan insanlar var.

Diğer tarafta ise attığı ülkenin çalışkan insanına attıkları düğümlerle finans piyasalarında kriz çıkaran sırtlanların, ülkeye ödettiği görünen/görünmeyen faturalar.

Fon krizinin hesabı yalnızca kaybolduğu söylenen milyarlarca dolar üzerinden yapılmamalı.

Türkiye’ye gelmek üzereyken geri dönen 1 milyon dolarları da hesaba katmak gerekiyor.

Finansal itibar bir günde kaybedilebilir.

Ama yeniden kazanılması yıllar sürebilir.