Olay, 14 Haziran’da Kepez ilçesine bağlı Kanal Mahallesi’nde, Sakarya Bulvarı üzerindeki bir noterin önünde yaşandı. Aralarında arazi meselesi yüzünden anlaşmazlık bulunan Ömer A. ile yeğeni Amine Bozkurt, noterin önünde bir araya geldi.
Taraflar arasında başlayan tartışma kısa sürede büyüdü. Ömer A., yanında taşıdığı tabancayı çıkararak yeğenine 7 kez ateş etti.
HASTANEDE KURTARILAMADI
Karnından, göğsünden ve başından yaralanan Bozkurt’a, ihbar üzerine bölgeye gelen sağlık ekipleri ilk müdahaleyi olay yerinde yaptı. Ardından yakındaki özel bir hastaneye kaldırılan Bozkurt, doktorların çabalarına karşın hayatını kaybetti.
1 KİLOMETRE UZAKTA YAKALANDI
Saldırının ardından Ömer A., 64 yaşındaki eşi Fadime A. ile birlikte olay yerinden yürüyerek uzaklaştı. Cinayet Büro Amirliği ve diğer polis ekiplerinin çalışmasıyla Ömer A., olay yerinin yaklaşık 1 kilometre ilerisinde yakalandı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheli, çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza mahkemesince tutuklandı.
Olay anı ve Ömer A.’nın bölgeden ayrıldığı dakikalar, bir iş yerinin güvenlik kamerası tarafından kaydedildi. Görüntülerde, dayı ile yeğenin noter önünde buluştuğu, bir süre sonra Ömer A.’nın yeğenine ateş ettiği ve ardından yaya olarak bölgeden uzaklaştığı görülüyor.
EŞİNE DE DAVA AÇILDI
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianamede Ömer A. hakkında “kadına karşı kasten öldürme” ile “ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma” suçlarından dava açıldı. Eşi Fadime A. ise “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçundan yargılanıyor.
DURUŞMAYA EŞİ SEGBİS İLE BAĞLANDI
Davanın ilk duruşması Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada tutuklu sanık Ömer A., tutuksuz sanık Fadime A., hayatını kaybeden Bozkurt’un kızı Elisa Yorulmaz ve tarafların avukatları hazır bulundu. Bozkurt’un olaydan 3 gün önce evlendiği Süleyman Satılmış ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katıldı.
SANIK ARSA ANLAŞMAZLIĞINI ANLATTI
Savunmasında anlaşmazlığın geçmişine değinen Ömer A., 1990 yılında Antalya’ya geldiğini ve 1991’de söz konusu arsa için ödeme yaptığını söyledi. Arsanın parasını maaşı ve eşinin süt satışından kazandığı parayla ödediğini anlatan sanık, arsayı tanıdıkları Ali Tıraş’ın aracılığıyla taksitle satın aldığını belirtti.
Kendi adına başka taşınmazlar bulunduğu için bir kısım mülkü babasının üzerine kaydettirmek zorunda kaldığını ifade eden Ömer A., babasının bu taşınmazları daha sonra kendisine devredeceğini söyledi. Ancak babasının ölümüyle mülklerin kardeşleriyle birlikte mirasa kaldığını aktardı.
Sanık, arsayı alabilmek için kardeşleriyle 23 yıl uğraştığını, arsanın ecrimisilini kendisinin ödediğini ve yıllarca çalıştığını anlattı. Kardeşlerine güç yetiremediğini söyleyen Ömer A., babasının ölümünün ardından kardeşlerinin ve onların çocuklarının tapuyu devretmekten kaçındığını öne sürdü. Sanık, 6 kardeş olduklarını, bunlardan birinin hissesini devrettiğini, 4’ünün ise devretmediğini belirtti.
“ZİYNET EŞYALARI İÇİN SİLAHI YANIMA ALDIM”
Ömer A., olaydan yaklaşık bir ay önce Burdur’da yeğeninin evine gittiğini ve burada Bozkurt ile eşi tarafından darbedildiğini iddia etti. Olay günü müteahhidin çağrısı üzerine notere gittiğini söyleyen sanık, müteahhidin kardeşlerini de çağırdığını anlattı.
Kardeşlerinin de geleceğini düşünerek devir işlemlerinde kullanmak üzere ziynet eşyalarını yanına aldığını belirten Ömer A., eşyaların çalınmasından korktuğu için tabancasını da yanında taşıdığını söyledi. Sanık, silahın ruhsatsız olduğunu ve babasından kaldığını ifade etti.
“1,5 MİLYON İSTEYİNCE KENDİMİ KAYBETTİM”
Ömer A., olay anına ilişkin anlatımında, öğle saatlerinde yeğeninin noterin önüne geldiğini söyledi. Yeğenine 200 bin lira teklif ettiğini, Bozkurt’un ise 500 bin lira istediğini, kendisinin de bu teklifi kabul ettiğini anlattı.
Sanığın anlatımına göre Bozkurt, kimlik kartını yenilemek için nüfus müdürlüğüne gidip döneceğini söyledi. Dönüşte ise anlaşmadan vazgeçtiğini belirterek 1,5 milyon lira istedi, kendisine küfür ve hakaret etti. Ömer A., bu sırada kendini kaybettiğini, yeğenini korkutmak amacıyla ayağına ateş ettiğini öne sürdü. Sanık, “Benim amacım öldürmek değildi” diyerek pişman olduğunu söyledi.
Olayın ardından yaşananları da anlatan sanık, ateş ettikten sonra arkasına bakmadan yürüdüğünü ve ayakta durmakta zorlandığını ifade etti. Olay sırasında kafede bulunan eşinin olayla bir ilgisi olmadığını savunan Ömer A., tabancayı eşine verdiğini söyledi. Ardından eşinin yanından ayrılarak bir un fabrikasının yakınına gittiğini, 112’yi arayıp olayı anlattığını ve polisin gelmesini bekleyerek teslim olduğunu iddia etti.
FADİME A.: “TABANCAYI ÇANTAMA ALDIM”
Tutuksuz yargılanan Fadime A. ise olay sırasında kafede olduğunu ve dışarıdan küfür ve hakaret seslerinin geldiğini anlattı. Kısa süre sonra silah sesi duyduğunu söyleyen Fadime A., kafeden çıkıp eşinin arkasından yürüdüğünü ve tabancayı çantasına koyduğunu ifade etti.
Tabancayı almaktan korktuğunu ancak yine de aldığını belirten Fadime A., ne yapacağını bilemediğini söyledi. 200 bin lira ödeyerek anlaşma sağlayacakları için yanlarına ziynet eşyalarını aldıklarını, eşinin de bu nedenle silahı yanında taşıdığını savundu. Fadime A., Bozkurt’un sözünde durmayarak 1,5 milyon lira istediğini öne sürdü.
KIZI: “ANNEMİN ÖLDÜĞÜNÜ SAATLER SONRA ÖĞRENDİM”
Bozkurt’un kızı Elisa Yorulmaz, annesinin olaydan 3 gün önce evlendiğini hatırlattı. Annesinin dayısını hiç görmediğini söyleyen Yorulmaz, olay günü babasının yanında olduğunu ve annesinin ölüm haberini saatler sonra aldığını anlattı. Annesinin Antalya’ya geleceğinden haberdar olduğunu ancak dayısıyla görüşeceğini bilmediğini belirten Yorulmaz, mağdur olduğunu ifade etti.
Bozkurt’un eşi Süleyman Satılmış ise sanığın dayı olduğunu bilmediklerini, ancak evlerine geldiğinin doğru olduğunu söyledi. Olay sırasında orada bulunmadığını belirten Satılmış, eşinin kat karşılığı yapılacak inşaat için müteahhitle anlaşmaya gittiğini, müteahhidin de kendilerini aradığını aktardı. Satılmış, sanıklardan şikâyetçi olduğunu bildirdi.
TUTUKLULUĞUN DEVAMINA KARAR VERİLDİ
Tarafları dinleyen mahkeme heyeti, Ömer A.’nın Adli Tıp’a sevk edilmeden önce Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden sağlık raporu alınmasına ve tutukluluk halinin sürdürülmesine hükmetti. Heyet, Fadime A. hakkındaki imza yükümlülüğünü kaldırırken yurt dışına çıkış yasağının devam etmesine karar verdi.

