Ana Sayfa Arama
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Ermenistan sandığı bulunmaz bir fırsatı oylarken

Ermenistan bugün seçime gidiyor. Ermeni halkı bugün yapacağı seçimle Başbakan Nikol Paşiyan’ın ekonomiye de olumlu yansıyan normalleşme ve demokratikleşme sürecinin devam edip etmeyeceğine karar verecek.

Ermenistan bugün seçime gidiyor. Ermeni halkı bugün yapacağı seçimle Başbakan

Paşinyan 2018’de iktidara geldikten sonra ülkeyi Batı ile yakınlaştırıp bölgede sorunlu olduğu Türkiye ve Azerbaycan ile ilişkiler geliştirme noktasında ezber bozan bir politika izledi. Rusya’nın Paşinyan’ın Batı yanlısı tavrına karşı takındığı tutum tersi bir etkiye yol açtı. Paşinyan’ın bölge ile normalleşme ve Batı ile yakınlaşma süreçleri bu gerilimin sonucunda Erivan’ın bölge ile normalleşmesinin önünü açan gelişmelere vesile oldu.

Hiç şüphesiz ki bu gelişmelerden en önemlisi Ermenistan işgali altındaki Karabağ’ın Azerbaycan tarafından 2020’de 2. Karabağ savaşı ile geri alınmasaydı. Ankara ve Bakü zamanın ruhunu doğru okudular. Erivan ve Moskova hattındaki gerilim sürerken başlayan harekat, Putin’in Paşinyan’a duyduğu öfke ve Ukrayna’yı işgale hazırlanma atmosferinde yaşadığı belirsizlik, Ankara ve Bakü’nün feraseti ile birleşince 1992’den beri kördüğüme dönen Karabağ sorunu işgalin sona ermesiyle sonuçlandı. Türkiye’nin verdiği destek ile Azerbaycan’ın büyük Dağlık Karabağ hasreti sona erdi.

Türkiye ve Azerbaycan ile normalleşmeden Ermenistan’ın da kalkınamayacağını gayet iyi bilen Paşinyan’ın önü de bu sürecin sonucunda sancılı da olsa açılmış oldu. Karabağ’daki işgalin sona ermesi Türkiye’nin uzun zamandır arzuladığı ve 2009’dan beri ara ara hayata geçirmek istese de dost Azerbaycan’ı üzmemek için buzdolabına koyduğu Erivan ile normalleşme sürecinin de önünü açtı.

2009 Zürih Protokollerinden beri rafta bekleyen normalleşme görüşmeleri sessiz sedasız yeniden başladı. Karabağ Zaferi’nin hemen ardından eski Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Türkiye’nin Ermenistan özel temsilcisi olarak atandı. Karşılıklı ön koşulsuz görüşmelerin ilk meyvesi de Türkiye Ermenistan arasındaki uçuşların yeniden başlaması oldu. Son olarak iki ülke arasında sınır ticaretinin başlaması için lojistik hatların tesisine yönelik önemli anlaşmalar sağlandı.

Paşinyan 7 Haziran’daki seçimlerden zaferle çıkarsa kuvvetle muhtemel normalleşme sürecinde vites yükseltilecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz hafta Paşinyan ile yaptığı telefon görüşmesinde verilen mesajlar yeni yol haritasının hazır olduğunu gösteriyor.

Paşinyan’ın sandıktan güven tazeleyerek çıkıp, Karabağ’ın Azerbaycan toprağı olarak kabulünü öngören bir anayasa değişikliği için harekete geçmesi halinde Bakü ve Erivan hattında normalleşme hızlanacak. Azerbaycan’ı Nahçıvan’a, dolayısıyla Türkiye’ye bağlayacak kara hattının açılması da böyle bir durumda öngörülebilir bir çerçeveye oturmuş olacak.

Elbette ki bölgeyi ticari, siyasi ve kültürel anlamda duvarsız hale getirecek bu istikametin seçimle teyid edilmesi, sadece Ermeni halkının refahını artırmayacak. Ermenistan’ın Türkiye’ye dolayısıyla Avrupa Birliği’ne açılan kapıların üzerindeki kilitler kırılıp atılacak. Bölgenin tamamı bu istikametin açılması halinde her anlamda rahatlayacak ve kazançlı çıkacak. Yıllardır bölgeyi parçalayan, düşmanlık tohumları ekerek yönetmeye yönelik hesaplar tarihe karışacak. Konuya dair çalışmalar sadece Türkiye-Ermenistan sınırının açılmasının bile sınırın iki tarafında yılda ortalama bir milyar doların üzerinde ekonomik canlanmaya imkan vereceğine işaret ediyor. Neylersin ki barış sütunu üzerinde yükselecek bu yeni Güney Kafkasya mimarisi, büyük ölçüde Paşinyan’ın yarınki seçimden güçlü şekilde çıkmasına bağlı.

Karabağ’ın Azerbaycan’a dönmesini Paşinyan’a karşı bir öfke fırtanasına çevirmeye çalışan popülist Ermeni muhalefet, bu seçimi kazanırsa olacakları kestirmek zor değil. Erivan, bölge dışı aktörlerin ekmeklerine yağ sürüp Ermenilerin istiklal, istikrar ve istikbalini bir kez daha Moskova’ya ucuza satmış olacak. Yaptırımlarla aba altından Ermeni halkının iradesine sopa gösteren Moskova’ya bir kez daha teslimiyet bayrağı çekilecek.

Realitelerden kopuk diasporadaki bazı kesimlerin keyfi için Ermeni halkının ekonomik menfaatleri zarar görecek. Sonuçta çok değerli olan bugün ve belki yarın da kaybedilecek. Fakat tercih edilen bu yol sürdürülebilir olmadığı için Paşinyan veya onun bugün savunduğu çizgi er ya da geç yeniden iktidara gelecek. Paşiyan’ı doğuran hakikat günün sonunda Ermenistan’ı bir kez daha bölge ile normalleşmeyi tercih etmeye zorlayacak.

Gelgelelim Ermeni seçmenlerin, tarihin bir tren istasyonu olmadığı gerçeğini de hatırlamaları umulur. Tarih bir tren istasyonu olmadığı için öfkeyle binilmeyen trenin yerine yenisi her zaman gelecek diye bir şey de yok.

Şunu demek istiyorum aslında. Paşinyan çizgisi, bugünkü seçimi kaybederse bile çok geçmeden bir kez daha iktidara gelecektir. Sorun şu ki, Ermenistan o gün geldiğinde Bakü’de ve Ankara’da normalleşmeye şu anki gibi hazır yönetimler bulamayabilir. Çok önemli bir faktör de bugünkü Rusya gerçeğinin sunduğu fırsattır. Ukrayna’da bataklığa saplandığı için kendisine rağmen gelen barışı bugün kabullenmeye mecbur olan Rusya tarihsel düzlemde kolay bulunmaz bir nimettir. Tüm bu gerçeklerin değerini bilmek ve 100 yıl sonra yakalanan mevcut iklimin belki yüzyıl daha ele geçmeyeceğini unutmamak gerekir.

07.06.2026 / Özcan TİKİT