Cumhurbaşkanı Erdoğan, OECD 2026 Beceriler Zirvesi kapsamında katılımcıları İstanbul’da ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu belirtti. Dünyanın teknoloji ve yapay zekâ öncülüğünde hızlı bir dönüşüm sürecinden geçtiğini ifade eden Erdoğan, bu değişimin kaçınılmaz olduğunu ancak doğru yönetilmesinin karar alıcıların sorumluluğunda bulunduğunu söyledi.
Zirvenin, beceriler alanında uluslararası iş birliği ve diyalog açısından önemli bir platform oluşturacağını dile getirdi.
İSTİHDAMDA YENİ DÖNEM
Konuşmasında iş gücü piyasasındaki değişime dikkat çeken Erdoğan, üretim süreçlerinin değiştiğini, mesleklerin dönüşüm geçirdiğini ve bazı iş kollarının ortadan kalkarken yeni alanların ortaya çıktığını belirtti. Zirvenin ana temasının nesiller arası yeteneklerin öne çıkarılması olmasını da yerinde bir tercih olarak değerlendirdi.
OECD ülkelerinin çoğunda çalışma çağındaki nüfusun daraldığını belirten Erdoğan, bazı sektörlerde iş gücü talebinin azalırken yeni alanlarda nitelikli personel bulmanın zorlaştığını ifade etti.
YAPAY ZEKA VE ROBOTİK ENDİŞESİ
Robotik teknolojiler ve yapay zekânın gelişiminin yeni soru işaretlerini beraberinde getirdiğini dile getiren Erdoğan, bu alandaki pazar büyüklüğünün 25 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini söyledi.
Tam otomasyona dayalı “karanlık fabrika” modelinin yaygınlaştığını ifade eden Erdoğan, Endüstri 4.0’ın üretimde hız ve maliyet avantajı sağlarken yeni sorunları da gündeme getirdiğini belirtti. Bu sürecin iş dünyası açısından sanayi devrimine benzer bir dönüşüm anlamına geldiğini vurguladı.
EĞİTİM VE BECERİLER ÖNE ÇIKIYOR
Bilgiye sahip olmanın yanı sıra bilgiyi işleyebilmenin ve yeni koşullara uyarlayabilmenin önemine değinen Erdoğan, eğitim sisteminin tüm paydaşlarıyla birlikte çağın hızına uyum sağlaması gerektiğini söyledi.
OECD verilerine göre birçok ülkede öğrencilerin temel becerilerinde gerileme yaşandığını, öğretmen nüfusunun ise yaşlandığını ifade etti. Günümüzde öğrenmenin yaşam boyu devam eden dinamik bir süreç haline geldiğini vurguladı.
NÜFUS YAŞLANIYOR, ÇALIŞMA HAYATI UZUYOR
Erdoğan, 2030 yılında dünya nüfusunun beşte birinin 60 yaş üzeri olmasının beklendiğini, 2050’de ise bu oranın dörtte bire ulaşacağının öngörüldüğünü dile getirdi. Bu durumun insanların daha uzun süre iş hayatında kalacağı anlamına geldiğini söyledi.
Aşırı bireyselleşmenin de etkisiyle bu tablonun yeni sorunları beraberinde getirdiğini belirten Erdoğan, Türkiye’nin bu konuda birçok ülkeye kıyasla daha iyi bir konumda olduğunu ifade etti.
KADIN VE GENÇ İSTİHDAMI VURGUSU
İşgücü piyasasında esnek eğitim modelleri, kariyer rehberliği ve işverenlerle kurulacak iş birliklerinin belirleyici olacağını söyleyen Erdoğan, gizli kalmış yeteneklerin ortaya çıkarılmasının hem ekonomik hem de toplumsal bir sorumluluk olduğunu belirtti.
Birçok ülkede kadınlar ve göçmenlerin potansiyellerini tam kullanamadığını ifade eden Erdoğan, Türkiye’de kadın istihdamını artırmaya yönelik önemli adımlar atıldığını söyledi. Kadınların işgücüne katılım oranının yüzde 27,9’dan yüzde 34,7’ye yükseldiğini aktardı.
Kadınların sosyal ve ekonomik hayata katılımını engelleyen bariyerlerin kaldırıldığını belirten Erdoğan, kamu sektöründe çalışan kadın oranının son 12 yılda yüzde 43,38’e ulaştığını kaydetti.
YENİ HEDEFLER VE REFORMLAR
Geçtiğimiz hafta yapılan düzenlemelerle çalışan annelerin doğum izninin 24 haftaya çıkarıldığını hatırlatan Erdoğan, gençlerin eğitim ve istihdamı için kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.
6 Ocak’ta açıklanan “Gençliğin Üretim Çağı Güç Programı” kapsamında önümüzdeki üç yıl içinde 3 milyon gencin istihdama kazandırılmasının hedeflendiğini belirtti.
Eğitimden sosyal korumaya kadar birçok alanda reformların sürdüğünü dile getiren Erdoğan, dijitalleşmeyle birlikte çalışma modellerinin köklü şekilde değiştiğini söyledi.
KAYIT DIŞI İSTİHDAM VE İŞ BİRLİĞİ MESAJI
İstihdamın kayıt dışı alanlara kayma riskine karşı önlemler alındığını belirten Erdoğan, yüzde 52 seviyelerinde olan kayıt dışı istihdamın yüzde 24’e düşürüldüğünü açıkladı.
“Türkiye Yüzyılı” vizyonunun merkezinde güçlü aile yapısı, istihdam ve sosyal kalkınmanın yer aldığını ifade eden Erdoğan, bu hedeflerin kamu ve özel sektör, üniversiteler, yerel yönetimler ve sendikalar arasındaki iş birliğiyle hayata geçirilebileceğini söyledi.
OECD’nin ülkeler arasında kurduğu diyalog ortamının önemine dikkat çeken Erdoğan, zirvenin tüm ülkeler ve insanlık için faydalı sonuçlar doğurmasını temenni etti.

