Ana Sayfa Arama
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Ömer Gökalp
Ömer Gökalp

Süreç yasası TBMM’de, şimdi ne olacak?

1984’ten beri bu ülkede kardeş kanı akıyor.
Gençlerimiz yok yere ölüme gidiyor, hayatı ıskalıyor.
Hasımlarımız o gün bugündür bu yaramıza işine geldikçe tuz basıyor.
Milletin ve devletin harici ve dahili menfaatleri bu tehditle kısıtlanıyor.
Az olsun bizim olsuncula kötülüğe biat etmiş şeytani şebekeler yüz yıldır bu yaradan besleniyor.

Bölgesindeki herkese kılavuz olması beklenen bir medeniyet bakiyesi Türkiye.
Koca bir coğrafyada milletler Türkiye’nin tarihsel rolüne dönüp yeniden istikrara katkı yapmasını bekliyor.
Gelgelelim üzerinde durduğumuz medeniyetin potansiyeli bu yara nedeniyle hayatta kalmanın ötesinde bir enerji üretemiyor.

Bazıları soruyor ya şimdi, ne oluyor diyorlar.

Madem soruyorlar Anadolu’nun sesi Aşık Veysel’in ‘Türklük Kürtlük nedir bırak’ dediği türküsünde haykırdığı gibi haykıralım biz de… Söyleyelim geldi sırası:

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın çeyrek asrı aşan liderlik tecrübesi en değerli meyvesini veriyor.

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin deruni devlet aklı bu medeniyetin enerjisi yüzyıl daha heba olmasın diye süreci selametle ilerletiyor.

Öcalan’ın kılavuzluk ettiği Kürt siyasi hareketi, başka bir çözümün olmadığını idrak etmiş bir ferasetle kardeşliği pekiştirecek güzergahta ilerliyor.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden Dışişleri Bakanlığı’na, Milli İstihbarat Teşkilatı’ndan ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne kadar tüm köklü kurumlarımız sürecin selameti için hassasiyetle çalışıyor. Keşke hepsi diyebilseydim ama basın camiasının da ekseriyeti, siyasi partilerin ve yine sivil toplum kuruluşlarımızın yine çoğunluğu sebat ile üzerine düşeni yapıyor.

Fransız yazar Duhamel’in tabiriyle ‘doğulu ülkelerin en batılısı, batılı ülkelerin en doğulusudur Türkiye.

İşte bu Türkiye’nin en derin yarasına şimdi tarihi bir dikiş atılıyor.
Ne yapılıyorsa Türkiye’nin güvenliği, halkının refahı ve menfaatleri için yapılıyor.
Bu dikişin tutması, sarsıntılardan bıkmış usanmış gönül coğrafyası için de bir parantezin kapanıp istikrar devrinin başlaması anlamına geliyor.
Üstelik bunlar Türkiye’nin muzdarip halinden haramiliğe dayalı bir refah devşirmişlerin yeni bir dünya harbi ihtimaliyle titrediği devirde gerçekleşiyor. Tarih Türkiye’ye bir toparlanıp ayakta kalma fırsatı sunuyor.
Şimdi bunlar olurken ama’larla fakat’larla konuşanlara Çin Lideri Deng Şiapoin’den bir alıntıyla seslenmek isterim;
Bir kedinin siyah veya beyaz olması fark etmez, fareyi yakalıyorsa bu iyi bir kedidir.
Bu da böyle bir durum işte.
Ama’larınız fakatlarınız çözümün özünü tahrife yetmiyor.
Kardeş kavgasını bitirip, Türkiye’nin birliğini pekiştirme niyetiyle geliştirilen bu çözüm iyi bir çözümdür.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER