Ana Sayfa Arama
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

19’unda bir cani 27’sinde bir şehit! Bu hale nasıl gelindi?

Journoturk Editoryal: Bu tip üzücü ve sarsıcı bir olayı sağlıklı değerlendirmek için kuşkusuz sorulması gereken sorular var…

Derin bir acı ve haksızlık varken, karşılaştığımız görüntü gerçekten adalet duygumuzu mu yoksa öfke duygumuzu mu tatmin ediyor?

Journoturk Editoryal: Bu tip üzücü ve sarsıcı bir olayı sağlıklı

JOURNOTURK EDİTORYAL

JournoTurk olarak acı olayı ilk duyuran haber mecralarından biri olduk.

Bununla birlikte bu üzücü ve sarsıcı olayı sağlıklı değerlendirmek için sorulması gereken sorular olduğunun da farkındayız…

Derin bir acı ve haksızlık varken, karşılaştığımız görüntü gerçekten adalet duygumuzu mu yoksa öfke duygumuzu mu tatmin ediyor?

Belki de Türkiye’nin farklı metropollerinin çeşitli muhitlerinde pek çok vatandaşın endişesine işaret eden bir olaydı…

Evet… ‘Güven’ toplumu için bireyler şehrinin sokaklarında kaygısız gezmeli…

Bir de ülkemizde her sokağın “tekinsiz”leri vardır…

Evet aklınızda şu an çehre bulan ve suç eğilimini temsil eden o profilden bahsediyoruz…

“Serseriliğin” “illegalite” ve “vahşet”e giderek daha da yanaştığı bir ülke olmamak için, doğru sorulara ihtiyacımız var…

İstanbul’da 27 yaşındaki polis Şeyda Yılmaz’ı şehit eden Yunus Emre Geçti hakkında yargıda 19 kaydın olduğu ortaya çıktı.

Buna rağmen katil zanlısı Geçti nasıl oldu da dışarıda elini kolunu sallayıp gezerken bir polisi şehit edebildi?

Suçlu arayan gözlerin Geçti’den başka dönebileceği bir yer, mecra daha olmak zorunda değil mi?

TOPLUMA KAZANDIRILAMADI KATİL OLDU!

Bazı kaynaklara göre 19 bazılarına göre ise tam 26 suçtan kaydı olan bir katilden söz ediyoruz.

Uyuşturucu kullanma, taciz, yaralama…

Ne ararsan var.

Bir tek katil olmadığı kalmış.

Onu da oldu sonunda…

Topluma kazandırılamayan genç katil olup gencecik bir polisimizin canına kıydı.

Sonra da tutuklandı.

Şehidin meslektaşları eli kanlı katili önce çöp poşedine soktu.

Sonra da Hayvan Büro Amirliği’nin aracına bir köpek gibi bindirildi.

Savcıyla bu şekilde götürülmesini alkışlayanlar da oldu eleştirenler de…

Bizce eleştirenler kadar destekleyenler de haklıydı.

Evet polisin cezayı kendisi kesmesi bir hukuk devletinde olacak işler arasında değildir.

Bununla birlikte defalarca gözaltına alınıp serbest bırakılmış sonunda da gencecik bir polisi katletmiş birinden bahsettiğimizi de unutmayalım.

Polis, böyle bir şahsı bu kez de savcıya böyle götürmüş bizce olayın gidişatına çok da aykırı sayılmaz.

Yine de bu nihayetin adı adalet mi ondan da emin değiliz.

Geç gelen nihayetin bu muamele vicdanları bir nebze olsun rahatlatsa da bunun adı adalet olamaz.

Adalet, adalet olarak anılmak istiyorsa önce neden geç geldiğinin hesabını verecek.

Ya da Yunus Emre Geçti gibi suç makineleri ocaklar söndürmeye,

Bizler de geç gelenin adalet maskesi takmış olsa da adalet olmadığını haykırmaya devam edeceğiz.