Ana Sayfa Arama
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Affetmeyen yollar: Gişelerdeki beton bariyerler neden hâlâ ölüm saçıyor?

Türkiye’de bazı haberler vardır… Okursunuz, üzülürsünüz, geçer. Bir de bazı

Türkiye’de bazı haberler vardır… Okursunuz, üzülürsünüz, geçer. Bir de bazı haberler vardır ki insanın aklına kazınır. Çünkü ortada kaza değil, göz göre göre gelen bir ölüm vardır.

Gişelerdeki beton bariyer faciaları tam da böyle.

Düşünün…
2026 yılındayız. Araçlarda şerit takip sistemi var, adaptif hız sabitleyici var, otomatik fren var, yapay zekâ destekli sürüş var. Ama otoyolun sonunda hâlâ insanı mızrak gibi karşılayan beton bloklar duruyor.

Ve biz buna “kaza” diyoruz.

Defalarca aynı görüntüyü izledik. Araç kontrolden çıkıyor, gişe ayrımındaki sivri beton adaya saplanıyor. Sonuç çoğu zaman korkunç. Çünkü çarpılan şey sıradan bir duvar değil; kinetik enerjiyi emmeyen, darbeyi dağıtmayan, adeta aracı ikiye ayıran sert bir yapı.

Peki dünyada ne yapılıyor?

Avrupa’da, Amerika’da, hatta Körfez ülkelerinde bile bu tip noktalarda “crash cushion” denilen enerji emici sistemler kullanılıyor. Yani araç çarptığında darbeyi yutan, aracı savurmayan, ölümü azaltan özel bariyerler.

Bizde?
Hala beton.

Üstelik mesele sadece gişeler de değil. Otoyol ayrımları, köprü girişleri, bağlantı yolları… Türkiye’de “çarpılırsa öldürür” denilecek yüzlerce sabit nokta var.

İşin daha trajik tarafı şu:
Bu ölümlerden sonra birkaç gün konuşuyoruz. Sosyal medyada tepki oluyor. Sonra unutuyoruz. Ta ki yeni bir araç yeni bir bariyere saplanana kadar.

Oysa çözüm zor değil.

Birincisi; gişe önlerindeki sivri beton adalar kaldırılmalı ya da enerji emici sistemlerle kaplanmalı.

İkincisi; yüksek hızlı yaklaşım olan tüm noktalarda zorunlu darbe emici bariyer standardı getirilmeli.

Üçüncüsü; özellikle gece sürüşlerinde sürücünün algısını artıracak fosforlu yönlendirme ve dinamik ışık sistemleri kurulmalı.

Dördüncüsü; gişelerin mimarisi artık 1990’ların mantığıyla değil, modern trafik güvenliği anlayışıyla yeniden tasarlanmalı.

Bakın…
İnsan hata yapar. Direksiyon başında bir saniyelik dalgınlık olur. Lastik patlar. Uyku bastırır. Yağmur olur.

Medeniyet dediğiniz şey, insanın hata yapabileceğini kabul edip ölümcül sonucu azaltmaktır.

Asıl soru şu:
Biz neden hâlâ affetmeyen yollar yapıyoruz?

Bir ülkede aynı tip kazalar tekrar tekrar yaşanıyorsa, artık suç sadece sürücüde değildir. Bir yerde sistemsel ihmal vardır.

Ve devletin görevi bu sistemsel ihlalleri engellemek, gerekiyorsa sisteme müdahale etmektir.